Travmatik bellek hayatı sabote ediyor: Beyin olayı yeniden yaşıyor

Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, işlenemeyen travmatik anıların beyinde 'geçmiş' olarak kodlanamadığını ve tetiklendiğinde bugündeymiş gibi yaşandığını açıkladı.

24.12.2025 - 01:11
0
Travmatik bellek hayatı sabote ediyor: Beyin olayı yeniden yaşıyor

İYİ PSİKOLOG / İSTANBUL, TÜRKİYE — 24 ARALIK 2025

Psikiyatri uzmanları, duygu yükü yüksek travmatik anıların beyinde "geçmişte kalmış" olarak kodlanamadığını, bu durumun tetikleyici bir unsurla karşılaşıldığında olayın sanki bugün gerçekleşiyormuş gibi yeniden yaşanmasına yol açtığını belirtiyor.

Özellikle örtük bellekte kalan bu anılar; aşırı tepkisellik, bedensel ağrılar ve sebepsiz kaygı atakları gibi belirtilerle bireyin hem kendisiyle hem de çevresiyle olan ilişkisini ciddi şekilde sabote edebiliyor.

Travmatik anılar geçmiş olarak kodlanamıyor

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, normal şartlarda beynin hafıza merkezi olan hipokampüsün anılara "zaman damgası" vurduğunu ifade etti. Ancak travmatik olaylarda bu süreç sekteye uğruyor:

  • Zaman Algısının Kaybı: Hipokampüs travma sonrası bilgiyi işleyemediği için olaylara "bu 10 yıl önceydi" diyemiyor.

  • Örtük Bellek: İşlenemeyen duygusal yük örtük bellekte kalarak herhangi bir nesne veya durumla tetiklendiğinde beyne olayı yeniden yaşatıyor.

  • Psikolojik Etkiler: Bu durum kişide tahammülsüzlük, sese duyarlılık ve sürekli kendini sabote etme eğilimi yaratıyor.

Travmatik bellek ilişkileri ve işlevselliği bozuyor

Prof. Dr. Eryılmaz, travmatik belleğin sadece ruhsal değil, bedensel ve sosyal etkilerinin de ağır olduğunu vurguladı. Kişinin günlük işlevselliğinde bozulmalar meydana gelirken, sebebi bulunamayan ağrı bozuklukları ve olumsuz ilişkilerden kopamama gibi durumlar gözlemlenebiliyor. Eryılmaz, "Kişiler arası ilişkilerde bozulma ve sürekli aynı hataları yapma gibi kendine ya da dünyaya yabancılaşma görülebilir" uyarısında bulundu.

Duygusallık bir travma belirtisi olabilir mi?

Kişinin kendisini "çok duygusalım, aklımı kullanamam" şeklinde tanımlamasının aslında travmatik bir belleğin işareti olabileceğine dikkat çeken Eryılmaz, çocukluk çağı travmalarının bu kimlik algısında etkili olduğunu belirtti.

Travmatik belleğin kalıcı bir engel olmadığını hatırlatan uzmanlar, bu durumun EMDR (özel bir psikoterapi çeşidi), travmaya özel tedaviler ve gerektiğinde ilaç desteği ile iyileştirilebildiğini vurguluyor. Özellikle Posttravmatik Stres Bozukluğu (PTSB) tanısı alan bireylerde bu tedavi yöntemleri ruhsal dengenin yeniden kurulmasında kritik rol oynuyor.


www.iyipsikolog.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Editör

Editör | İyiPsikolog.com, psikologlar ve ruh sağlığı uzmanlarının bilimsel görüşlerini; güncel psikoloji haberlerini, terapi yaklaşımlarını ve mental sağlık alanındaki gelişmeleri doğru, güvenilir ve etik habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası psikoloji ve sağlık haberciliği standartları doğrultusunda, bilimsel veriler ve uzman görüşleri analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User