Psikologlar Derneği: Karne günü çocuklar başarısız hissetmemeli
Kıbrıs Türk Psikologlar Derneği, karne günlerinde çocukların değersiz, başarısız veya yalnız hissetmemesi gerektiğini vurguladı.
Bilge Türk | İyi Psikolog
LEFKOŞA, KKTC — Kıbrıs Türk Psikologlar Derneği, karne günlerinde hiçbir çocuğun kendisini değersiz, başarısız ya da yalnız hissetmemesi gerektiğini belirterek ailelere ve eğitim sistemine dikkat çekti.
Dernekten yapılan açıklamada, bir lise öğrencisinin kendine zarar verme girişiminin derin üzüntü yarattığı ifade edildi. Açıklamada, yaşanan olayın yalnızca bireysel bir kriz ya da karne günüyle sınırlı tutulmasının yetersiz ve yanıltıcı olacağı belirtildi. Dernek, çocukların ruh sağlığını tehdit eden risk etkenleri ile onları ağır baskı altına sokan sistemsel sorunlara dikkat çekilmesi gerektiğini vurguladı.
Karne günü çocuk için kimlik sınavına dönüşmemeli
Kıbrıs Türk Psikologlar Derneği, karnelerin çocuklar için yalnızca akademik değerlendirme aracı olması gerektiğini, çocuğun kişiliğini, değerini veya geleceğini belirleyen bir ölçüt gibi görülmemesi gerektiğini belirtti.
Karne günleri, bazı öğrenciler için yalnızca notların açıklandığı sıradan bir gün olmaktan çıkıp yoğun kaygı, utanç, korku ve yetersizlik hissiyle birleşebiliyor. Özellikle aile, okul ve çevre tarafından akademik başarıya aşırı anlam yüklendiğinde, çocuk kendisini aldığı notla eşitleyebiliyor.
Bu durumda düşük not, çocuk için “başarısız bir sonuç” olmaktan çıkıp “ben başarısızım” düşüncesine dönüşebiliyor. Derneğin açıklaması da tam olarak bu noktaya dikkat çekiyor: Hiçbir çocuk, bir karne gününde kendisini değersiz, başarısız veya yalnız hissetmemeli.
Olay bireysel kriz olarak görülmemeli
Dernek, yaşanan kendine zarar verme girişiminin yalnızca bireysel bir kriz gibi değerlendirilmesinin eksik olacağını ifade etti. Açıklamada, bu tür olayların arkasında çocukların ruh sağlığını etkileyen daha geniş risk alanlarının bulunduğu vurgulandı.
Bu riskler arasında akademik baskı, sınav odaklı eğitim anlayışı, aile beklentileri, sosyal karşılaştırma, yalnızlık hissi, yetersizlik duygusu ve psikolojik destek mekanizmalarına erişimdeki eksiklikler yer alabiliyor.
Bir çocuğun kendisine zarar verme noktasına gelmesi, çoğu zaman tek bir olayın sonucu değil; birikmiş duygusal yüklerin, ifade edilemeyen korkuların ve görülmeyen psikolojik ihtiyaçların sonucu olarak ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle dernek, olayların yalnızca karne günüyle açıklanamayacağını belirterek daha bütüncül bir bakış çağrısı yaptı.
Notlar benlik duygusunu tehdit eden baskıya dönüşebiliyor
Kıbrıs Türk Psikologlar Derneği, birçok öğrencinin ilkokul yıllarından itibaren akademik başarısızlık korkusu, yetersizlik duygusu ve yoğun kaygıyla baş etmek zorunda kaldığını belirtti.
Çocuklar için notlar, zamanla yalnızca öğrenme düzeyini gösteren semboller olmaktan çıkabiliyor. Ailede, okulda veya çevrede notlara aşırı anlam yüklendiğinde, karne çocuğun benlik algısını doğrudan etkileyen bir belgeye dönüşebiliyor.
Bu durum çocukta “Sevilmem için başarılı olmalıyım”, “Düşük not alırsam ailemi hayal kırıklığına uğratırım”, “Arkadaşlarımdan gerideyim”, “Ben yeterli değilim” gibi düşünceleri güçlendirebiliyor. Böyle bir ruh hali, özellikle ergenlik döneminde daha ağır sonuçlar doğurabiliyor.
Sınav ve performans odaklı anlayış ağır yük oluşturuyor
Dernek, notların, sınavların ve performans odaklı eğitim anlayışının çocuklar üzerinde ağır bir psikolojik yük oluşturduğunu kaydetti. Bu yük, yalnızca okul başarısını değil, çocuğun kendilik algısını, aile ilişkilerini, sosyal yaşamını ve gelecek duygusunu da etkileyebiliyor.
Sınav merkezli sistemlerde çocukların duygusal gelişimi, ilgi alanları, sosyal becerileri, yaratıcılığı ve psikolojik dayanıklılığı çoğu zaman ikinci planda kalabiliyor. Oysa sağlıklı gelişim yalnızca akademik performansla ölçülemez.
Bir çocuğun başarısı; merak etme, öğrenme isteği, ilişki kurma becerisi, problem çözme kapasitesi, duygularını tanıma, hata yaptığında yeniden deneme ve kendisini değerli hissetme gibi birçok unsurla birlikte değerlendirilmelidir.
Ailelerin tepkisi çocuğun iç dünyasını belirleyebilir
Karne günü ailelerin vereceği tepki, çocukların kendilerini nasıl algılayacakları üzerinde büyük etki oluşturabilir. Eleştirel, aşağılayıcı, kıyaslayıcı veya tehdit edici ifadeler çocuğun utanç ve korku duygusunu artırabilir.
“Sen zaten tembelsin”, “Bizi rezil ettin”, “Bu notlarla senden bir şey olmaz”, “Bak arkadaşın senden daha başarılı” gibi sözler çocuğun akademik durumunu düzeltmekten çok, kendilik algısını zedeleyebilir.
Bunun yerine ailelerin önce çocuğun duygusunu anlamaya çalışması, karneyi birlikte değerlendirmesi ve başarısız görünen alanları bir gelişim fırsatı olarak ele alması daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Çocuk, düşük not aldığında bile ailesinin sevgisini kaybetmeyeceğini hissetmelidir.
Çocuk yalnız bırakılmamalı, destek sistemi kurulmalı
Kıbrıs Türk Psikologlar Derneği, çocukların akademik gelişiminin yanında psikolojik iyi oluşlarının da merkeze alınması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, çocuğun yaşadığı çaresizlik, yalnızlık veya aşırı sorumluluk hissinin aile, okul ve toplumsal sistemlerin birlikte ele alması gereken kolektif bir mesele olduğu belirtildi.
Bu yaklaşım, sorumluluğu yalnızca çocuğa yüklememek anlamına geliyor. Bir çocuk başarısızlık korkusu yaşıyorsa, yoğun kaygı belirtileri gösteriyorsa, içine kapanıyorsa, kendisini değersiz hissediyorsa veya kendine zarar verme düşüncelerinden söz ediyorsa, bu durum ciddiye alınmalıdır.
Aileler, öğretmenler, okul yönetimleri ve ruh sağlığı uzmanları arasında güçlü bir destek hattı kurulması gerekir. Erken fark edilen psikolojik zorlanmalar, doğru müdahale ve güvenli iletişimle daha ağır sonuçlara dönüşmeden ele alınabilir.
Karne günü için sağlıklı iletişim önerisi
Karne günü çocukla konuşurken ilk hedef notları yargılamak değil, çocuğun duygusunu anlamak olmalıdır. Aileler, “Bu karne bize hangi derslerde desteğe ihtiyaç olduğunu gösteriyor” diyerek süreci daha sakin ve yapıcı bir zemine taşıyabilir.
Çocuğa yalnızca sonucu değil, dönem boyunca gösterdiği çabayı da fark ettirmek önemlidir. Düşük notlar varsa bunun nedenleri birlikte değerlendirilmeli; eksik öğrenme, dikkat güçlüğü, kaygı, motivasyon düşüklüğü, aile içi stres veya başka faktörler olup olmadığı anlaşılmaya çalışılmalıdır.
En önemlisi, çocuk şunu açıkça duymalıdır: “Notların ne olursa olsun sen değerlisin, yalnız değilsin ve birlikte çözüm bulabiliriz.” Bu cümle, karne günlerinde çocuğun ruh sağlığını koruyan en temel güven mesajlarından biridir.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)