Silikon meme implantları kanser yapar mı? Uzmanı yanlışları anlattı

Standart silikon implantların meme kanseri riskini artırdığı gösterilmedi; mamografi, emzirme, implant yırtılması ve düzenli takip hakkında merak edilenler.

21.07.2026 - 18:12
0
Silikon meme implantları kanser yapar mı? Uzmanı yanlışları anlattı

Bilge Türk | İyi Psikolog

İZMİR, TÜRKİYE — Standart silikon meme implantlarının meme kanseri riskini artırdığı gösterilmezken, implant bulunan kadınların mamografi ve diğer meme kontrollerini ertelememesi gerektiği bildirildi.

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Tanısal Radyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aresh Soudmand, meme estetiği veya kanser sonrası rekonstrüksiyon amacıyla kullanılan implantlar hakkında toplumda birçok yanlış inanış bulunduğunu belirtti.

Soudmand; kanser riski, mamografi sırasında implantın zarar görmesi, emzirme, kapsül kontraktürü, implant yırtılması ve protezin değiştirilme süresiyle ilgili merak edilenleri anlattı.

Standart implantların meme kanseri riskini artırdığı gösterilmedi

Meme protezi yaptırmayı düşünen kadınların en sık dile getirdiği endişelerin başında kanser riski geliyor.

Soudmand, güncel bilimsel verilerin standart silikon jel implantlarla klasik meme kanseri arasında doğrudan bir ilişki göstermediğini ifade etti. ABD Gıda ve İlaç Dairesi de silikon jel dolgulu meme implantlarıyla meme kanseri arasında bir bağlantı tespit edilmediğini bildiriyor.

Bununla birlikte meme implantları tamamen risksiz tıbbi ürünler olarak değerlendirilmemeli. İmplant çevresinde ağrı, enfeksiyon, sertleşme, yırtılma veya yeniden ameliyat gerektiren komplikasyonlar gelişebiliyor.

Ayrıca meme implantına bağlı anaplastik büyük hücreli lenfoma olarak tanımlanan BIA-ALCL adlı nadir hastalıkla implantlar arasında ilişki bulunuyor. BIA-ALCL klasik meme kanseri değil, bağışıklık sistemini etkileyen bir tür non-Hodgkin lenfomadır.

FDA’ya göre hastalığın görülme riski düz yüzeyli implantlara kıyasla tekstüre, başka bir ifadeyle pürüzlü yüzeyli implantlarda daha yüksek. İmplant çevresinde yıllar sonra ortaya çıkan kalıcı şişlik, sıvı birikimi, kitle veya ağrı durumunda hekime başvurulması gerekiyor.

Meme implantı mamografiye engel değil

Meme protezi bulunan kadınların mamografi yaptıramayacağı düşüncesinin doğru olmadığını belirten Soudmand, yaşa ve bireysel meme kanseri riskine uygun taramaların sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

Mamografi randevusu alınırken ve çekimden önce implant bulunduğunun radyoloji ekibine bildirilmesi önem taşıyor. Böylece implantlı memeler için gerekli ek pozisyonlar ve özel görüntüleme teknikleri uygulanabiliyor.

İmplantlar, meme dokusunun bir bölümünün standart mamografi görüntülerinde görülmesini güçleştirebilir. Bu nedenle standart görüntülere ek olarak implantın göğüs duvarına doğru geriye itildiği ve meme dokusunun öne alınarak görüntülendiği özel çekimler yapılabilir.

İki taraflı mastektomi sonrasında rekonstrüksiyon yapılan bazı hastalarda rutin mamografi gerekmeyebilir. Bu kişilerin takip programı geçirilen ameliyata ve onkoloji ekibinin değerlendirmesine göre ayrıca belirlenir.

Mamografide implant hasarı riski çok düşük

Mamografi sırasında uygulanan basıncın implantı patlatacağı yönündeki kaygılar da sıkça gündeme geliyor.

Soudmand, deneyimli ekiplerin uygun teknikle gerçekleştirdiği mamografi işlemlerinde implantın zarar görmesinin beklenen bir durum olmadığını belirtti. Ancak bu konu “hiçbir zaman gerçekleşmez” biçiminde mutlak bir ifadeyle değerlendirilmemeli.

Amerikan Kanser Derneğine göre mamografi sırasında implant yırtılması çok nadir de olsa bildirilebiliyor. Bu nedenle mamografi merkezinin implantlı hastaların görüntülenmesi konusunda deneyimli olması ve teknisyenin implanttan önceden haberdar edilmesi gerekiyor.

İmplantın yaşı, daha önce oluşmuş kapsül sertliği ve mevcut bir hasar bulunup bulunmadığı da risk değerlendirmesinde önem taşıyor.

Ultrason ve meme MR’ı hangi durumlarda kullanılıyor?

Ultrasonografi, implant çevresindeki sıvı birikimini, kapsülü ve çevredeki meme dokusunu değerlendirmede kullanılabiliyor. Yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda da mamografiyi tamamlayan yöntemlerden biri olarak tercih edilebiliyor.

Silikon implant yırtılması bazen belirgin şekil değişikliği veya ağrıya yol açmadan gelişebiliyor. “Sessiz yırtık” olarak adlandırılan bu durumlarda ultrason veya meme manyetik rezonans görüntülemesi bilgi sağlayabiliyor.

FDA’nın silikon jel implantlara ilişkin etiketleme önerilerinde, belirti bulunmayan kişiler için ilk ultrason veya MR kontrolünün ameliyattan beş-altı yıl sonra, ardından iki-üç yılda bir yapılması tavsiye ediliyor. Belirti bulunması veya ultrason sonucunun belirsiz kalması durumunda MR öneriliyor. Bu takip aralığı ABD’ye ait bir öneri olup kişisel plan, implantın türüne ve hekimin değerlendirmesine göre belirlenmelidir.

Kapsül kontraktürü sertlik ve ağrıya neden olabilir

Vücut, yerleştirilen implantın çevresinde doğal olarak ince bir yara dokusu tabakası oluşturuyor. Bu tabaka “kapsül” olarak adlandırılıyor.

Bazı kişilerde kapsül zamanla kalınlaşıp sıkılaşarak implantı çevreleyebiliyor. Kapsül kontraktürü olarak tanımlanan bu komplikasyon; memede sertlik, ağrı, şekil bozukluğu ve asimetriye yol açabiliyor.

FDA, ileri derecedeki kapsül kontraktürünün yeniden ameliyat ve implantın çıkarılması ya da değiştirilmesini gerektirebileceğini belirtiyor.

Yeni gelişen sertlik, tek taraflı şişme, şekil değişikliği, kızarıklık, sürekli ağrı veya ele gelen kitle durumunda rutin kontrol tarihi beklenmeden hekime başvurulması gerekiyor.

İmplantlar emzirmeyi her zaman engellemez

Meme implantı bulunan birçok kadın emzirebilse de sonuç, uygulanan cerrahi tekniğe göre değişebiliyor.

Ameliyat sırasında süt kanalları ile meme ucunun sinirlerinin ne ölçüde korunduğu, kesi yeri ve implantın kasın altına veya üstüne yerleştirilmesi süt üretimini etkileyebilir.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezine göre meme ameliyatı geçiren kadınların çoğu en azından bir miktar süt üretebiliyor ancak bazılarında tam süt üretimi sağlanamayabiliyor. Kas altına yerleştirilen implantların süt üretimini kas üstü yerleşime göre daha az etkilemesi beklenirken, meme başı çevresindeki bazı kesiler riski artırabiliyor.

Gebelik planlayanların ameliyat öncesinde emzirme beklentilerini cerrahlarıyla paylaşması, doğum sonrasında ise bebeğin kilo alımının yakından izlenmesi önem taşıyor.

Her implant için sabit bir değiştirme süresi bulunmuyor

Silikon implantların mutlaka 10 yılda bir değiştirilmesi gerektiği yönündeki inanış güncel yaklaşımı tam olarak yansıtmıyor.

Her hasta için geçerli sabit bir değiştirme süresi bulunmuyor. Yırtık, enfeksiyon, kapsül kontraktürü, kalıcı ağrı, belirgin şekil değişikliği veya estetik beklentilerde değişiklik olmadığı sürece implant uzun yıllar kullanılabiliyor.

Bununla birlikte meme implantları ömür boyu sorunsuz kalacağı garanti edilen ürünler değildir. İmplant vücutta kaldıkça yırtılma ve yeniden ameliyat gerektiren komplikasyon ihtimali artabilir. FDA da implant ömrünün kişiden kişiye değiştiğini ve yaşamın herhangi bir döneminde çıkarma veya değiştirme gerekebileceğini belirtiyor.

Soudmand, implant bulunan kadınların meme kanseri taramalarını ve implant bütünlüğüne yönelik kontrollerini ertelememesi gerektiğini vurguladı. Takip programının yaş, aile öyküsü, meme dokusunun yapısı, implantın türü ve mevcut belirtilere göre radyoloji uzmanı ile cerrah tarafından birlikte planlanması gerekiyor.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; kişisel tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesinin yerini tutmaz.

İyiPsikolog.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Editör

Editör | İyiPsikolog.com, psikologlar ve ruh sağlığı uzmanlarının bilimsel görüşlerini; güncel psikoloji haberlerini, terapi yaklaşımlarını ve mental sağlık alanındaki gelişmeleri doğru, güvenilir ve etik habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası psikoloji ve sağlık haberciliği standartları doğrultusunda, bilimsel veriler ve uzman görüşleri analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User