Aldatma ve aldatılma psikolojisi: Duygular ve iyileşme adımları

Aldatma, iki tarafta da yoğun duygular yaratabilir; iyileşme gerçeği kabul etme, güvenliği sağlama, sınır koyma ve sorumluluk almayla başlar.

01.11.2026 - 15:22
0
Aldatma ve aldatılma psikolojisi: Duygular ve iyileşme adımları

Bilge Türk | İyi Psikolog

ANKARA, TÜRKİYE — Aldatmanın ortaya çıkması; aldatılan kişide öfke, güvensizlik ve yetersizlik duygularına, aldatan kişide ise suçluluk, utanç, kaybetme korkusu veya savunmacı tepkilere yol açabiliyor.

Sadakatsizlik, yalnızca belirli bir davranışı değil, çiftin açık veya örtülü biçimde kabul ettiği ilişki sınırlarının ihlal edilmesini ifade ediyor. Bu nedenle aldatmanın ne olduğu çiftlerin değerlerine ve aralarında belirledikleri kurallara göre değişebilse de gizlilik, yanıltma ve güven ihlali ortak özellikler arasında yer alıyor.

Aldatmanın tanımı her ilişkide aynı olmayabilir

Cinsel birliktelik çoğu kişi tarafından açık bir sadakatsizlik olarak görülürken, duygusal yakınlık, gizli mesajlaşma, çevrim içi ilişki veya eski partnerle saklanan temaslar konusunda çiftlerin sınırları farklılaşabilir. Bilimsel araştırmalarda da aldatmanın üzerinde uzlaşılmış tek bir tanımının bulunmadığı belirtiliyor. 

Bu farklılık, “Aldatma sayılmazdı” gerekçesiyle gizli davranışların önemsizleştirilmesi anlamına gelmemeli. Çiftlerin ilişkinin başında veya bir sorun ortaya çıkmadan önce sadakat, mahremiyet ve dijital iletişim konusundaki sınırlarını konuşmaları belirsizliği azaltabilir.

Aldatmanın nedenleri ilişki doyumsuzluğu, yakınlık sorunları, kişisel sınırların zayıflığı veya kişinin kendi duygusal güçlükleriyle ilişkili olabilir. Ancak bu etkenlerin hiçbiri davranışı kaçınılmaz hale getirmez veya sorumluluğu aldatılan kişiye yüklemeyi haklı çıkarmaz.

Aldatılan kişi neler hissedebilir?

Aldatıldığını öğrenen kişi başlangıçta yaşananlara inanmakta güçlük çekebilir. Öfke, üzüntü, utanç, değersizlik, iğrenme, yoğun kaygı ve kaybetme korkusu bir arada görülebilir. Bazı kişiler sürekli ayrıntı öğrenmek isterken bazıları konuyu konuşmaktan kaçınabilir.

Dikkati toplamakta zorlanma, uyuyamama, iştah değişikliği ve olayları zihinde tekrar tekrar canlandırma da görülebilir. Bu belirtiler yaşanan güven ihlaline verilen yoğun stres tepkileri olabilir; ancak her aldatılan kişiye klinik bir travma veya travma sonrası stres bozukluğu tanısı konulamaz.

Amerikan Psikoloji Birliğinde yayımlanan çalışmalar, sadakatsizliğin ortaya çıkmasının ağır bir ilişki yaralanmasına dönüşebileceğini; bazı kişilerde depresif belirtiler ve travma benzeri tepkiler yaratabileceğini bildiriyor. 

Aldatılan kişinin kendisini diğer kişiyle kıyaslaması veya “Neyi eksik yaptım?” diye düşünmesi anlaşılabilir. Bununla birlikte aldatma, aldatılan kişinin görünümü, yaşı veya yeterliliği hakkında nesnel bir değerlendirme değildir.

Aldatan kişi neler hissedebilir?

Aldatan kişi suçluluk, utanç, pişmanlık, yakalanma korkusu veya ilişkiyi kaybetme endişesi yaşayabilir. Bazı kişiler ise sorumluluk almak yerine davranışı küçümseyebilir, gerçeğin yalnızca bir bölümünü anlatabilir veya partnerini suçlayabilir.

Pişmanlık ile kaybın sonuçlarından korkmak aynı değildir. Gerçek sorumluluk; davranışı açık biçimde kabul etmeyi, karşı tarafın yaşadığı zararı dinlemeyi ve benzer bir ihlalin tekrarlanmaması için somut değişiklikler yapmayı gerektirir.

Aldatan kişinin neden böyle davrandığını anlamaya çalışması önemlidir. Ancak nedenleri anlamak, mazeret üretmek veya aldatılan kişiyi sorumlu göstermek anlamına gelmez. “İlişkide mutlu değildim” açıklaması konuşulması gereken bir soruna işaret edebilir; fakat gizlilik ve ihlal tercihinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

İlk günlerde hangi adımlar izlenebilir?

Aldatma öğrenildiğinde yoğun duygularla hareket etmek; sosyal medyada paylaşım yapmak, üçüncü kişiye ulaşmak veya geri dönüşü zor kararlar vermek daha sonra yeni sorunlar doğurabilir. Güvenlik riski bulunmuyorsa kişinin yaşananları değerlendirmek için kendisine kısa bir süre tanıması yararlı olabilir.

Duyguları tamamen bastırmak yerine güvenilen bir kişiyle paylaşmak, uyku ve beslenme düzenini korumaya çalışmak ve işlevselliği destekleyen günlük rutinleri sürdürmek iyileşmeye yardımcı olabilir. Çocuklar yetişkinler arasındaki tartışmanın içine çekilmemeli, taraf seçmeye veya haber taşımaya zorlanmamalıdır.

Fiziksel şiddet, tehdit veya ekonomik baskı varsa yüzleşmeden önce güvenlik planı hazırlanmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü; güvenilir bir kişi, gerektiğinde gidilecek yer ve temel belgeler gibi unsurların önceden belirlenmesini öneriyor. 

Cinsel sadakatsizlik ihtimalinde sağlık profesyoneline danışılarak cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara yönelik test gereksinimi değerlendirilmelidir. Enfeksiyonların bir bölümü belirti vermediğinden test seçimi ve zamanı kişisel risklere göre belirlenmelidir. 

İlişki devam edecekse güven nasıl onarılır?

İlişkinin sürdürülmesi yalnızca aldatılan kişinin affetmesine bağlı değildir. Aldatan tarafın üçüncü kişiyle teması sonlandırması, gizliliği bırakması, sorumluluk alması ve değişimi davranışlarıyla göstermesi gerekir.

Güveni yeniden kurma süreci şunları içerebilir:

  • Aldatmanın inkâr edilmeden kabul edilmesi
  • Temel sorulara dürüst ve tutarlı yanıtlar verilmesi
  • İlişki sınırlarının birlikte yeniden belirlenmesi
  • Özrün somut davranış değişikliğiyle desteklenmesi
  • Geçici şeffaflığın sürekli denetime dönüştürülmemesi
  • Her iki tarafın ilişkiyi sürdürme kararını özgürce vermesi

Çift terapisi, şiddet veya baskı bulunmayan ilişkilerde yaşananları anlamaya ve geleceğe ilişkin karar vermeye yardımcı olabilir. Ancak terapi, ilişkinin mutlaka devam edeceğini garanti etmez. Kontrollü bir çalışmada çift terapisinin bazı bireysel belirtilerde iyileşme sağladığı, ilişki doyumundaki sonuçların ise her çiftte aynı olmadığı görüldü. 

İlişki bitirilirse iyileşme nasıl desteklenir?

İlişkiyi sonlandırmak başarısızlık değildir. Kişi hem partnerinin hem de birlikte planlanan geleceğin kaybı için yas yaşayabilir. Bu süreçte sosyal destek, kişisel sınırlar ve düzenli yaşam alışkanlıkları önem taşır.

Kişinin kendisini zorlayarak hemen affetmesi gerekmez. Affetmek ile barışmak veya ilişkiye devam etmek aynı şey değildir. Önemli olan yaşananların kişinin bütün benlik algısını belirlemesine izin vermeden güven duygusunu ve yaşam düzenini yeniden kurabilmesidir.

Üzüntü ve kaygı günlük yaşamı uzun süre etkiliyor, çalışma gücü belirgin biçimde azalıyor veya kişi kendisini değersiz ve umutsuz hissediyorsa bir psikolog ya da psikiyatri uzmanından destek alınabilir. Psikolojik yardım, kararın kişi adına verilmesini değil, duyguların anlaşılmasını ve daha sağlıklı bir yol belirlenmesini amaçlar.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel psikolojik, tıbbi veya hukuki değerlendirmenin yerini tutmaz.

İyiPsikolog.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Bilge Türk

Bilge Türk, MediCenterTV.com editörü, gazeteci ve yazardır. Sağlık, yaşam, bilim ve güncel gelişmeler üzerine içerikler hazırlayan Türk; doğru, anlaşılır ve toplum yararını gözeten habercilik anlayışıyla sağlık alanındaki gelişmeleri okuyuculara aktarmayı amaçlamaktadır.

Yorumlar (0)

User