Aşırı sıcaklar ruh sağlığını etkileyebilir: Kaygıyla başa çıkma yolları
Aşırı sıcaklar uyku, kaygı ve ruh halini olumsuz etkileyebilir; uzmanlar serin kalma, sosyal destek ve kontrollü haber takibini öneriyor.
Bilge Türk | İyi Psikolog
LONDRA, BİRLEŞİK KRALLIK — Aşırı sıcaklar yalnızca fiziksel sağlığı değil, uyku düzenini, kaygı düzeyini ve günlük işlevselliği de etkileyerek özellikle hassas gruplarda ruhsal sıkıntıyı artırabiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü, iklim değişikliğinin duygusal sıkıntıdan kaygı ve depresyona kadar uzanan ruh sağlığı etkileri yaratabildiğini bildiriyor. Uzmanlar, sıcak hava dalgaları sırasında serin kalmanın yanı sıra haber tüketimini sınırlama, sosyal destek arama ve kontrol edilebilir adımlara odaklanma gibi yöntemlerin kaygıyı hafifletebileceğini belirtiyor.
Met Office verilerine göre Haziran 2026, İngiltere’de ölçümlerin başladığı dönemden bu yana en sıcak haziran olarak kayda geçti. Birleşik Krallık genelinde ise ay, en sıcak ikinci haziran oldu. Güney İngiltere’de 24 Haziran’da ölçülen 35,8 derece, ülkenin haziran ayı sıcaklık rekorunu da kırdı.
Sıcak hava kaygı ve çaresizlik hissini artırabiliyor
İngiltere’nin Cheltenham kentinde yaşayan iki çocuk annesi Tavia Watts, çocuklarının yatak odasındaki sıcaklığın 30 derecenin üzerine çıkmasıyla yoğun kaygı yaşadığını anlattı. Watts, özellikle gece saatlerinde çocuklarının sağlığı konusunda endişelendiğini ve uyku hazırlığını eşine bırakmak zorunda kaldığını söyledi.
Sıcak hava dalgası sırasında kendisini çaresiz hissettiğini belirten Watts, sosyal medyada yayımladığı videoda geleceğe ilişkin korkularını dile getirdi. Paylaşımın binlerce kişi tarafından beğenilmesi, benzer kaygıları yaşayan kişilerin yalnız olmadığını gösterdi.
Yüksek sıcaklıklar doğrudan huzursuzluk yaratabildiği gibi uykunun bozulmasına, yorgunluğa ve günlük sorumlulukların daha zor hissedilmesine de yol açabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, uzun süren yüksek gündüz ve gece sıcaklıklarının vücutta birikimli stres oluşturduğunu ve sağlık risklerini artırdığını vurguluyor.
İklim kaygısı nedir?
İklim kaygısı, iklim değişikliğinin mevcut veya gelecekteki sonuçlarına ilişkin yoğun endişe, korku, üzüntü ya da çaresizlik duygularını tanımlamak için kullanılıyor. Bu ifade tek başına psikiyatrik bir tanı anlamına gelmiyor. Ancak kaygı kişinin uykusunu, ilişkilerini, çalışma kapasitesini veya günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel destek gerekebiliyor.
Bath Üniversitesi tarafından 2022’de yayımlanan ve 1.338 yetişkinin katıldığı araştırmada, Birleşik Krallık toplumunun büyük bölümünün iklim değişikliğinden endişe duyduğu, katılımcıların yaklaşık %4,6’sının ise iklim kaygısı yaşadığını bildirdiği belirtildi. Araştırmada gençlerin ve genel kaygı düzeyi yüksek kişilerin daha fazla etkilendiği görüldü.
Dünya Sağlık Örgütüne göre iklim değişikliğinin ruh sağlığı üzerindeki etkileri herkeste aynı düzeyde ortaya çıkmıyor. Yaş, cinsiyet, ekonomik koşullar, barınma durumu ve daha önce yaşanan travmatik olaylar, kişilerin sıcak hava dalgalarına ve diğer iklim kaynaklı olaylara karşı kırılganlığını artırabiliyor.
Kaygı sıcaklar başlamadan ortaya çıkabilir
Oxford Üniversitesi’nden psikolog Dr. Emma Lawrance ile Bath Üniversitesi’nden psikolog Dr. Caroline Hickman, sıcak hava dalgalarıyla bağlantılı beklentiye bağlı kaygının daha sık görüldüğünü belirtiyor.
Kişi daha önce bunaltıcı sıcak, sel veya başka bir aşırı hava olayı yaşadıysa benzer bir olayın tekrar edeceğini düşünerek günler ya da haftalar öncesinden yoğun endişe yaşayabiliyor.
Bu süreçte hava durumu uygulamalarını sürekli kontrol etmek, sıcaklıkla ilgili haberleri tekrar tekrar okumak veya en kötü senaryolara odaklanmak kaygının artmasına neden olabiliyor. Londra’da yaşayan Lizzie Ellen, ilk çocuğunu dünyaya getirdikten sonra bebeğini serin tutma kaygısıyla daha fazla evde kaldığını ve hava durumunu sık sık takip ettiğini anlattı.
Bu davranışlar kısa süreli bir kontrol hissi verse de kişinin sürekli tehdit altında olduğu düşüncesini güçlendirebilir. Bilgi almak gerekli olsa da haberleri güvenilir kaynaklardan ve günün belirli saatlerinde takip etmek, kesintisiz sosyal medya kullanımına göre daha koruyucu olabilir.
Önce bedeni serinletmek gerekiyor
Aşırı sıcak sırasında ruhsal belirtileri azaltmanın ilk adımlarından biri fiziksel olarak serin kalmak. Yeterli su içmek, serin duş almak, boyun veya bileklere serin kompres uygulamak, güneşin en güçlü olduğu saatlerde dışarı çıkmamak ve mümkünse evin daha serin bölümünde bulunmak vücudun sıcaklık yükünü azaltabilir.
Gece boyunca devam eden sıcaklık, uykunun niteliğini bozarak ertesi gün tahammülsüzlük, odaklanma güçlüğü ve kaygı hissini artırabilir. Bu nedenle perdeleri gündüz kapalı tutmak, ortamı sabah erken veya gece geç saatlerde havalandırmak ve yatak odasındaki gereksiz ısı kaynaklarını kapatmak yararlı olabilir.
Çocuklar, ileri yaştaki kişiler, gebeler, kronik hastalığı bulunanlar ve bazı ilaçları kullananlar sıcak havadan daha fazla etkilenebilir. Belirgin halsizlik, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, bayılma, göğüs ağrısı veya aşırı vücut sıcaklığı gibi belirtilerde acil sağlık desteği alınmalıdır.
Kaygıyı yönetmek için uygulanabilecek adımlar
Uzmanlar, sıcak hava ve iklim kaygısıyla başa çıkarken kişinin kontrol edebildiği küçük ve somut adımlara yönelmesini öneriyor. Günlük planı sıcaklığa göre sadeleştirmek, yoğun işleri günün serin saatlerine bırakmak ve kendinden normal zamandaki performansı beklememek stresi azaltabilir.
Duyguları güvendiğiniz biriyle paylaşmak, benzer kaygıları yaşayan kişilerle dayanışma kurmak ve aile içinde sıcak hava planı hazırlamak yalnızlık hissini azaltabilir. Evde serin bir oda belirlemek, su tüketimini takip etmek ve çocukların uyku ortamını önceden hazırlamak belirsizlik duygusunu sınırlandırabilir.
İklimle ilgili kaygıyı toplumsal veya çevresel bir faaliyete dönüştürmek de bazı kişilerde yararlı olabilir. Watts, çocuk kıyafetlerinin ücretsiz değiştirildiği bir topluluk girişimi düzenlediğini ve yaşam tarzında değişiklikler yaptığını anlattı.
Bath Üniversitesi araştırması da iklim kaygısının bazı kişilerde enerji tasarrufu, ikinci el ürün kullanma ve eşyaları yeniden değerlendirme gibi çevre dostu davranışlarla ilişkili olabileceğini ortaya koydu.
Ne zaman profesyonel destek alınmalı?
Kaygı birkaç gün içinde azalmıyor, uykuyu sürekli bozuyor, kişinin çocuklarıyla ilgilenmesini, çalışmasını veya evden çıkmasını engelliyorsa bir psikolog ya da psikiyatri uzmanından destek alınması öneriliyor.
Panik ataklar, yoğun umutsuzluk, kendine zarar verme düşünceleri veya yaşamak istememe gibi belirtiler ise gecikmeden profesyonel yardım alınmasını gerektiriyor.
Uzmanlar, iklim değişikliği karşısında endişe hissetmenin anlaşılır olduğunu ancak kişinin tamamen çaresiz olmadığı düşüncesini korumasının önemli olduğunu belirtiyor. Bedeni serin tutmak, güvenilir bilgiye ölçülü biçimde ulaşmak, yakınlarla iletişim kurmak ve ulaşılabilir adımlara odaklanmak sıcak hava dönemlerinde ruhsal dayanıklılığı destekleyebilir.
İyiPsikolog.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)