Sürekli “Deprem mi oluyor?” diyorsanız: Hayalet deprem hissi nedir?

Deprem olmadığı halde sallanma, baş dönmesi ve sürekli kontrol ihtiyacı yaşayanlarda deprem sonrası denge sistemi ve kaygıyla ilişkili belirtiler görülebiliyor.

15.09.2026 - 22:59
0
Sürekli “Deprem mi oluyor?” diyorsanız: Hayalet deprem hissi nedir?

Bilge Türk | İyi Psikolog

İSTANBUL, TÜRKİYE — Gerçekte herhangi bir deprem olmadığı halde yerin sallandığını hissetmek, baş dönmesi yaşamak ve sürekli “Deprem mi oldu?” diye kontrol etmek, deprem sonrası gelişebilen algısal ve denge sistemiyle ilişkili belirtilere işaret edebiliyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Ezgi Dokuzlu Tezel, güçlü bir deprem deneyiminden sonra beynin sarsıntı ve korkuya karşı bir süre yüksek alarm durumunda kalabileceğini belirtiyor. Bilimsel literatürde de benzer yakınmalar “post-earthquake dizziness syndrome” ve “phantom earthquake sensations” gibi kavramlarla inceleniyor.

Hayalet deprem hissi nedir?

Tezel, “Hayalet Deprem Sendromu” olarak adlandırılan durumu, gerçek bir deprem olmadığı halde kişinin sallanma veya hareket hissi yaşaması şeklinde açıklıyor.

Deprem sırasında beyin; görsel bilgiler, iç kulaktaki denge sistemi, kas ve eklemlerden gelen konum bilgileri ile yoğun korkuyu aynı anda işliyor. Sarsıntı sona erdikten sonra bazı kişilerde bu sistemlerin yeniden dengelenmesi zaman alabiliyor.

Tezel’e göre kişi bu dönemde herhangi bir fiziksel hareket olmadığı halde zeminin ya da kendi bedeninin sallandığını hissedebiliyor.

Bilimsel çalışmalarda da deprem sonrası baş dönmesi ve hayali sallanma hissinin vestibüler sistem, otonom sinir sistemi, duyusal uyumsuzluk ve psikolojik stresin birlikte etkisiyle ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor. 2016 Kumamoto depremlerini inceleyen bir araştırmada katılımcıların önemli bir bölümünün deprem sonrasında hayali sallanma hissi bildirdiği görüldü.

Belirtiler yalnızca sallanma hissinden ibaret değil

Hayalet deprem hissi yaşayan kişilerde belirtiler yalnızca “yer sallanıyor” algısıyla sınırlı kalmayabiliyor.

Tezel’in sıraladığı yakınmalar arasında baş dönmesi, dengesizlik, mide bulantısı, titreme ve uyku sırasında kaygı bulunuyor.

Bazı kişiler ışığa, yüksek sese, titreşime veya ani hareketlere karşı normalden daha hassas hale gelebiliyor.

Sık sık telefonundan deprem uygulamalarını kontrol etmek, sosyal medyada “Az önce deprem mi oldu?” paylaşımlarını aramak veya çevresindekilere sürekli aynı soruyu sormak da tabloya eşlik edebiliyor.

Huzursuzluk, ölüm veya yakınlarını kaybetme korkusu, yalnız kalmaktan çekinme, sürekli kötü bir şey olacakmış hissi, iştahsızlık ve uykuya dalmakta güçlük de görülebiliyor.

Ancak bu belirtilerin başka psikolojik veya fiziksel durumlarda da ortaya çıkabileceği unutulmamalı.

Kaygı ve denge sistemi birlikte rol oynayabilir

Deprem sonrasında neden olmayan bir hareketin varmış gibi hissedildiği konusu yalnızca psikolojik açıdan ele alınmıyor.

Tezel, beynin dengeyle ilişkili sistemleri ile korku ve tehdit algısının deprem sonrasında aşırı hassas hale gelebileceğini belirtiyor.

Bilimsel veriler de bu görüşü destekleyen bulgular içeriyor. 2016 Kumamoto depremi sonrasında yapılan geniş katılımlı çalışmada kaygı, kadın cinsiyet, hareket hastalığı öyküsü, kulakta dolgunluk veya çınlama ve otonom sinir sistemi belirtileri, deprem sonrası baş dönmesiyle ilişkili faktörler arasında bulundu.

2025 tarihli kapsamlı bir bilimsel değerlendirmede de deprem sonrası baş dönmesinin vestibüler bozukluklar, çevresel dengesizlik ve psikolojik stresin etkileşimiyle ilişkili olabileceği bildirildi.

Bu nedenle belirtileri yalnızca “kafaya takmak” şeklinde değerlendirmek doğru değil; fiziksel denge sistemi ve psikolojik stres birlikte ele alınabiliyor.

Kimlerde daha sık görülebiliyor?

Tezel, daha önce depremle ilişkili travmatik deneyim yaşamış, yakın çevresi afetten etkilenmiş veya kaygı düzeyi yüksek kişilerde bu belirtilerin daha belirgin olabileceğini ifade ediyor.

Travma sonrası stres belirtileri bulunanlar, uzun süre deprem bölgesinde yaşayanlar veya kendisini güvensiz hissettiği yapılarda kalan kişiler de daha yoğun hassasiyet yaşayabiliyor.

Denge sistemiyle ilgili rahatsızlığı veya vestibüler migren öyküsü bulunan bireylerde de benzer şikâyetlerin değerlendirilmesi önem taşıyor.

Araştırmalarda kadınlarda deprem sonrası baş dönmesinin daha sık bildirildiğine ilişkin bulgular bulunuyor. Kumamoto çalışmasında kadın cinsiyeti, belirtilerle anlamlı biçimde ilişkili faktörlerden biriydi.

Ancak bu durum herkes için geçerli bir kural değil. Büyük bir deprem yaşayan kişilerin tamamında hayalet sallanma hissi gelişmiyor.

Travma sonrası stres bozukluğuyla aynı şey değil

Tezel, hayalet deprem hissi ile travma sonrası stres bozukluğunun (TSSB) birbirinden ayrılması gerektiğini vurguluyor.

Hayalet deprem yakınmalarında kişinin temel şikâyeti çoğunlukla fiziksel hareket olmadığı halde sallanma, dengesizlik veya hareket algısı.

TSSB’de ise travmatik olayın zihinde tekrar yaşanması, yoğun korku, kaçınma, aşırı uyarılmışlık ve travmayı hatırlatan durumlara karşı güçlü duygusal tepkiler daha belirgin olabiliyor.

Bununla birlikte iki tablo tamamen birbirinden bağımsız olmak zorunda değil. Kaygı ve travma belirtileri hayali sallanma hissini artırabilir.

2026’da İstanbul’da deprem yaşayan kişiler üzerinde yayımlanan bir araştırma da hayalet deprem algıları ile deprem kaygısı ve travmatik anının zihne istemsiz biçimde geri gelmesi arasında ilişki bulunduğunu bildirdi.

Bu nedenle tek bir belirti üzerinden kendi kendine tanı koymak yerine kapsamlı değerlendirme yapılması gerekiyor.

Ne zaman destek almak gerekiyor?

Deprem sonrasında kısa süreli tedirginlik, ani seslere irkilme veya zaman zaman sallanma hissi yaşamak bazı kişilerde geçici olarak görülebiliyor.

Ancak belirtiler haftalar boyunca devam ediyor, giderek artıyor, uykuya, işe, sosyal yaşama veya kişinin evde yalnız kalabilmesine engel oluyorsa profesyonel değerlendirme önem kazanıyor.

Tezel, öncelikle baş dönmesi ve dengesizliğe yol açabilecek fiziksel nedenlerin dışlanması gerektiğini belirtiyor. İç kulak ve denge sistemi sorunları, nörolojik rahatsızlıklar, vestibüler migren gibi durumlar benzer yakınmalara neden olabiliyor.

Psikolojik ve fizyolojik faktörler birlikte değerlendirildikten sonra kişiye göre bilişsel davranışçı terapi, beden odaklı psikoterapi ve gerektiğinde vestibüler rehabilitasyon kullanılabiliyor.

Türkiye’de 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından yayımlanan bir vaka raporunda da aylarca süren hayali deprem ve baş dönmesi yakınmalarının vestibüler rehabilitasyon ve destekleyici yaklaşımlarla gerilediği bildirildi. Bunun tek bir vaka olduğu ve herkes için aynı tedavinin geçerli olmadığı özellikle dikkate alınmalı.

Deprem sonrasında beynin bir süre tehlike aramaya devam etmesi anlaşılabilir bir tepki olsa da, yaşam kalitesini bozan ve uzun süren belirtilerin “geçer” denilerek görmezden gelinmemesi gerekiyor.

İyiPsikolog.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Bilge Türk

Bilge Türk, MediCenterTV.com editörü, gazeteci ve yazardır. Sağlık, yaşam, bilim ve güncel gelişmeler üzerine içerikler hazırlayan Türk; doğru, anlaşılır ve toplum yararını gözeten habercilik anlayışıyla sağlık alanındaki gelişmeleri okuyuculara aktarmayı amaçlamaktadır.

Yorumlar (0)

User