Prof. Dr. Nevzat Tarhan'dan Üniversite Adaylarına Kritik Uyarı: Geleceğe Mektup Yazar Gibi Tercih Yapın
Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, üniversite adaylarına popülerlik yerine anlam odaklı tercih yapmalarını, yapay zekânın meslekler üzerindeki etkilerini ve doğru üniversite seçiminin önemini anlattı.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan'dan Üniversite Adaylarına Kritik Uyarı: Geleceğe Mektup Yazar Gibi Tercih Yapın
İYİ PSİKOLOG / İSTANBUL
Milyonlarca üniversite adayının geleceğini belirleyecek olan tercih dönemi resmen başladı. Bu kritik süreçte gençlere ve ailelerine yol göstermek amacıyla “Hayat Tercihtir” programına katılan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, popüler kültürün dayattığı kısa vadeli hedefler yerine, anlam ve ilke odaklı bir kariyer planlamasının altını çizdi. Tercih sürecinin, sadece bir meslek seçimi değil, hayatın en önemli iki kararından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Geleceğe mektup yazar gibi, on sene sonraki kendinizi videodan izler gibi tercih yapın” diyerek gençlere vizyoner bir bakış açısı sunuyor.
Prof. Dr. Tarhan, nörobilimin de seçimlerimizin temelinde yattığını belirtiyor ve beynimizin her an faydalı ve güvenli olanı seçmeye programlandığını söylüyor. Bu bağlamda, meslek seçiminin de hayatın en önemli kararlarından biri olduğunu ifade ederek, gençlerin bu kararı alırken derinlemesine düşünmelerini tavsiye ediyor.
Kariyer Seçimi Bir Amaç Değil, Bir Araçtır
Prof. Dr. Tarhan, gençlerin popüler mesleklere veya yüksek maaş vadeden alanlara yönelme tuzağına düşmemesi gerektiğini vurguluyor. Ona göre, bir meslek, değişmez bir kimlik (cilt) değil, gerektiğinde değiştirilebilen, geliştirilebilen bir araç (elbise) olmalıdır. Tarhan, "Özellikle anne-babalar mesleğe sanki bir elbise gibi değil de cilt gibi bakıyorlar. Meslek öyle değil. Meslek cilt gibi değildir, elbise gibidir. Gerekirse değiştirilebilir, ayarlanabilir," diyerek mesleğin bir hedefe ulaşmak için kullanılan bir araç olduğunu hatırlatıyor.
Gençlerin, 10 veya 20 yıl sonra mutlu ve tatmin olacakları bir alana yönelmesi gerektiğini belirten Tarhan, bu tercihin kişinin kendini tanımasıyla başladığını söylüyor. Holland Testi gibi kariyer testlerinin, hangi alana yatkın olduklarını anlamaları için faydalı olduğunu ifade ediyor. Kendiyle barışık ve sevdiği bir işi yapan kişinin, işin yorucu yanını hissetmeyeceğini, aksine “akış duygusu” yaşayacağını ve bu durumun başarıyı getireceğini vurguluyor.
Yapay Zekâ Çağında Mesleklere Bakış
Dijital devrimin yaşandığı bu çağda, mesleklerin de bu değişime ayak uydurması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Dijitalleşmeye soğuk bakan bir meslek, tarihin çöp sepetine gider.” uyarısında bulunuyor. Ancak yapay zekânın bir tehdit değil, doğru kullanıldığında büyük bir fırsat olduğunu savunuyor. Gelecekte en çok ihtiyaç duyulan profesyonellerin, yapay zekâyı iyi kullanan psikologlar, hekimler, mühendisler ve iletişimciler olacağını öngörüyor.
Tarhan'a göre, yapay zekâ bir terapistin içsel dinamikleri ve maskelerini okuyamadığı için insanla kurulan ilişkinin yerini asla alamaz. Ancak bir uzmanın işini hızlandırarak ve kolaylaştırarak, 10 seanslık bir tedaviyi 5 seansa indirebilir. Bu nedenle gençlerin yapay zekâyı mesleklerinin bir parçası olarak görmesi ve bu konuda ustalaşması gerektiğini söylüyor. Bu yaklaşım, meslekleri yok etmek yerine, onların evrim geçirmesini sağlayacaktır.
Doğru Üniversite ve Hoca Seçiminin Önemi
Prof. Dr. Tarhan, üniversitenin sadece meslek edindiren bir kurum değil, aynı zamanda araştırma üreten, toplumu bilgilendiren ve öğrencilere sosyal ile duygusal beceriler kazandıran bir "ekosistem" olması gerektiğini vurguluyor. Bu bağlamda, üniversite tercihinde akademik kadronun incelenmesinin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Anadolu irfanındaki "emin ve ehil olmak" ilkesini hatırlatarak, öğrencilerin hayatlarının en önemli kararlarından birini verirken bu ilkeye sadık kalmaları gerektiğini söylüyor. Hocaların, öğrencilerin hayat yolculuğunda birer “navigasyon” görevi gördüğünü, bilginin anahtarını verdiklerini ifade ediyor.
Tarhan, üniversite adaylarına, kampüsü, hocaları ve sosyal ortamı bizzat yerinde görmelerini tavsiye ediyor. Özellikle bu yalnızlık çağında, sosyal hayattan koparmayan bir şehir üniversitesinin büyük bir fırsat olduğunu belirtiyor. Son olarak umutsuzluğa kapılmamaları ve en zor şartların bile en güzel günlerin habercisi olduğunu unutmamaları gerektiğini dile getirerek sözlerini noktalıyor.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)