Evlilikte yol arkadaşlığı neden çocukların gelişimini de etkiliyor?
Eşler yalnızca ebeveynlik görevlerine sıkıştığında çift bağı ve ortak ebeveynlik zayıflayabilir; çocukların duygusal güveni ilişki kalitesinden etkilenir.
Bilge Türk | İyi Psikolog
İSTANBUL, TÜRKİYE — Evlilik yalnızca görev paylaşımı ve çocukların ihtiyaçlarının karşılandığı bir düzene dönüştüğünde, eşler aynı evde yaşayan iki ebeveyne dönüşebilir; bu kopukluk bütün aile sistemini etkileyebilir.
Profilinde kendisini Texas’ta yaşayan Psikolojik Danışman ve Yazar olarak tanıtan Tunç Tataker, sosyal medya paylaşımında bu riski çarpıcı bir ifadeyle dile getirdi:
“Evlilik, gerçek bir yol arkadaşlığı ilişkisine dönüşemediğinde, başarısız bir çocuk büyütme projesine dönüşür.”
Bu söz, çocuğun “başarısız” olduğu biçiminde anlaşılmamalı. Psikolojik açıdan daha doğru yorum, eşler arasındaki bağın tamamen kaybolması hâlinde ortak ebeveynliğin, evdeki duygusal iklimin ve çocukla kurulan ilişkinin zarar görebileceğidir. Başarısız olan çocuk değil; eşlerin aileyi güvenli, tutarlı ve destekleyici biçimde yönetme kapasitesi olabilir.
Eşler yalnızca görev ortağına dönüşebilir
Çocuğun doğumuyla birlikte bakım, uyku, iş, ekonomi ve ev sorumlulukları çiftin ilişki biçimini değiştirebilir. Otuz yedi çalışmayı birleştiren bir meta-analiz, ilk çocuğun doğumundan sonraki dönemde kadınların ve erkeklerin ilişki doyumunda ortalama bir azalma görülebildiğini ortaya koydu. Nitel araştırmalar da ebeveynliğe geçişin yakınlık, iletişim, rol paylaşımı ve çiftlerin kendilerini partner olarak algılama biçimlerini değiştirebildiğini gösteriyor.
Bu değişim tek başına evliliğin bozulduğu anlamına gelmez. Ancak konuşmalar yalnızca okul, alışveriş, faturalar ve çocukların programıyla sınırlanıyor; merak, şefkat, temas ve ortak hayaller tamamen kayboluyorsa çift bağı giderek zayıflayabilir.
Çocuğu ailenin merkezine almak ile evliliğin bütün anlamını çocuğa bağlamak aynı şey değildir. İkinci durumda çocuk, farkında olmadan anne ve babayı bir arada tutmakla yükümlüymüş gibi hissedebilir veya ebeveynler arasındaki çözümlenmemiş duygusal ihtiyaçların taşıyıcısına dönüşebilir.
Çift ilişkisi ve ortak ebeveynlik birbirine bağlı
Ortak ebeveynlik, anne ve babanın çocukla ilgili kararlar, sorumluluklar ve duygusal destek konusunda nasıl bir takım oluşturduğunu ifade ediyor.
Evlilik doyumu ile ortak ebeveynlik kalitesini inceleyen 108 araştırmalık bir meta-analizde, bu iki alan arasında orta düzeyde bir ilişki bulundu. Evlilik ile ebeveynlik aynı sistemler değil; ancak eşler arasındaki güven, memnuniyet ve destek, çocuk yetiştirme iş birliğini güçlendirebiliyor.
Uzunlamasına araştırmalar da çift ilişkisinin kalitesiyle destekleyici ortak ebeveynliğin zaman içinde karşılıklı olarak birbirini etkileyebildiğini gösteriyor. Eşlerden biri diğerinin ebeveynliğini sürekli küçümsediğinde, kararlarını bozduğunda veya çocuğun yanında otoritesini zayıflattığında yalnızca evlilik bağı değil, ebeveynlik takımı da zarar görebiliyor.
Çocuğu etkileyen şey yalnızca tartışmanın varlığı değil
Sağlıklı bir evlilik, hiç tartışılmayan bir evlilik değildir. Çocuk açısından belirleyici olan, anlaşmazlığın nasıl yaşandığı ve sonrasında ilişkinin onarılıp onarılmadığıdır.
Hakaret, tehdit, fiziksel şiddet, susarak cezalandırma, çocuğu taraf tutmaya zorlama ve sürekli çözümsüz bırakılan çatışmalar risk oluşturabilir. Buna karşılık saygılı konuşmak, özür dilemek, ortak çözüm bulmak ve ilişkiyi yeniden güvenli hâle getirmek çocuğa anlaşmazlıkların yönetilebildiğini gösterebilir.
Ebeveynler arası ilişkiyi ve çocukların uyumunu inceleyen 169 çalışmalık meta-analiz; düşmanca, geri çekilen ve yapıcı olmayan çatışma biçimlerinin çocukların davranış ve duygusal sorunlarıyla bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Yapıcı çatışmanın ise daha sıcak ebeveynlik ve daha olumlu çocuk uyumuyla ilişkili olabileceği bildirildi.
Çocuk evdeki duygusal güveni izler
Çocuklar anne ve babalarının konuşmalarındaki bütün ayrıntıları anlamasalar bile ses tonunu, yüz ifadelerini, sessizliği ve gerilimi fark eder.
Duygusal güvenlik kuramına göre çocuk, ebeveynleri arasındaki ilişkinin aile bütünlüğünü tehdit edip etmediğini sürekli değerlendirir. Yoğun ve öngörülemez çatışmalar karşısında korku, kaçınma, araya girme veya kendisini sorumlu tutma gibi tepkiler geliştirebilir. Araştırmalar, ebeveyn çatışmasıyla çocukların psikolojik sorunları arasındaki ilişkide duygusal güvensizliğin önemli bir mekanizma olduğunu gösteriyor.
Çift ilişkisinde biriken öfke ve tükenmişlik ebeveynliğe de taşabilir. “Taşma etkisi” olarak adlandırılan bu durumda eşler arasındaki çatışma, çocukla iletişimde daha az sabır, daha sert disiplin veya duygusal uzaklık biçiminde görülebilir.
Yol arkadaşlığı kusursuzluk değil, takım olabilmektir
Gerçek yol arkadaşlığı, eşlerin her konuda aynı düşünmesi veya sürekli romantik hissetmesi değildir. Birbirinin iç dünyasına ilgi göstermek, yükü paylaşmak, zor dönemlerde rakip değil takım olmak ve çatışmadan sonra yeniden bağ kurabilmek anlamına gelir.
Çocuk için koruyucu olan da gösterişli bir “mükemmel aile” görüntüsü değil; evde güven, saygı ve onarımın bulunmasıdır. Çiftler “Anlaşamadık ama birbirimizi aşağılamadan çözebiliriz” mesajı verdiğinde çocuk, yakın ilişkilerin çatışmaya rağmen sürdürülebileceğini öğrenebilir.
Çiftler arasındaki duygusal yakınlığı yıllar boyunca inceleyen bir çalışma, daha güçlü çift yakınlığının çocukların sosyal becerileri ve baba-çocuk ilişkisinin kalitesiyle bağlantılı olduğunu gösterdi.
Aynı çatı altında kalmak tek başına yeterli değil
Bir evliliğin sürmesi, çocuk için otomatik olarak sağlıklı bir ortam sağlamaz. Geniş kapsamlı uzunlamasına bir araştırmada çocukların davranış sorunlarının yalnızca aile biçimiyle değil, partner ilişkisinin kalitesiyle de bağlantılı olduğu görüldü. İlişkilerini daha düşük kaliteli olarak tanımlayan ebeveynlerin çocuklarında daha fazla davranış sorunu bildirildi.
Bu nedenle temel soru yalnızca “Anne ve baba hâlâ evli mi?” değil, “Evde nasıl bir ilişki yaşanıyor?” olmalıdır.
Sürekli küçümseme, korku, şiddet veya ağır kontrol bulunan ilişkilerde “çocuk için katlanmak” her zaman koruyucu değildir. Güvenli ilişkilerde ise düzenli konuşma, ortak zaman yaratma, sorumlulukları yeniden paylaşma ve gerektiğinde çift ya da aile danışmanlığı alma, eşlerin yalnızca ebeveyn değil yeniden yol arkadaşı olmasına yardımcı olabilir.
Tataker’in sözü bilimsel bir tanıdan çok güçlü bir aile sistemi uyarısı olarak okunabilir: Çocuk yetiştirmek, eşler arasındaki ilişkinin gereksiz hâle geldiği anlamına gelmez. Birbirine yol arkadaşı kalabilen ve ebeveynliği takım olarak yürütebilen çiftler, çocuklarına yalnızca bakım değil, güvenli bir ilişki modeli de sunar.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; çift veya aile terapisi değerlendirmesinin yerine geçmez.
İyiPsikolog.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)