Prof. Dr. Gökhan Malkoç: Adalet sağlanmazsa travma derinleşir

Prof. Dr. Gökhan Malkoç, Soma faciası sonrası yürütülen psikososyal müdahale çalışmalarını anlattı. “Travma yalnızca terapiyle değil, adaletle de hafifler” diyen Malkoç, uzun vadeli destek programlarının önemini vurguladı.

29.05.2025 - 00:20
0
Prof. Dr. Gökhan Malkoç: Adalet sağlanmazsa travma derinleşir

Prof. Dr. Gökhan Malkoç: Adalet sağlanmazsa travma derinleşir

İYİ PSİKOLOG / TÜRKİYE

Soma faciası sonrası psikososyal müdahale: “Travma sadece terapiyle değil, adaletle hafifler”

13 Mayıs 2014’te yaşanan ve 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma maden faciası, sadece bir iş kazası değil, Türkiye tarihinde derin etkiler bırakan bir kolektif travma olarak hafızalara kazındı. Felaketin hemen ardından Türk Psikologlar Derneği’nin oluşturduğu kriz ekibiyle Soma’ya giden Prof. Dr. Gökhan Malkoç, o dönemde sahada yürütülen psikososyal destek çalışmalarını ve yaşananların toplum üzerindeki uzun vadeli etkilerini anlattı.

Malkoç’a göre, afet sonrası iyileşme yalnızca psikolojik destekle değil, adaletin sağlanmasıyla mümkün. “Sorumlular hesap verirse travma biraz hafifler. Ama adalet yerini bulmazsa, insanlar devlete ve hayata olan güvenlerini kaybediyor” diyor.

İlk müdahale ve kriz yönetimi

Facianın ertesi günü Soma’ya ulaşan beş kişilik uzman ekiple birlikte çalışmalarına başlayan Prof. Dr. Malkoç, ilk gözlemlerinin öfke ve şaşkınlık duygularının baskın olduğunu ifade ediyor. Ancak madencilerin çoğunun çevre köylerde yaşaması nedeniyle, travmanın merkezi ilk etapta Soma yerine kırsal bölgelerde hissedildi.

Arama-kurtarma ekiplerine de psikolojik destek sağlanarak, yalnızca ailelere değil afetin içinde yer alan her bireye yönelik bütüncül bir yaklaşım benimsendi.

Mobil destek modeli: Merkez + köy çalışmaları

Afetin geniş bir coğrafyayı etkilemesi nedeniyle iki merkezli ve mobil uygulamalı bir sistem geliştirildi. Türk Psikologlar Derneği, Türkiye Psikiyatri Derneği, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği ve Kızılay iş birliğiyle yürütülen çalışmalarda hem Soma hem de Dursunbey’de psikososyal destek merkezleri kuruldu. Ulaşımı zor köylere gezici ekiplerle ulaşıldı.

Çocuklara oyun odaları, kadınlara bireysel görüşme alanları ve tematik çocuk kütüphaneleri kuruldu. Merkezlerde ve sahada psikoeğitimler, grup destek çalışmaları ve bilgilendirme oturumları düzenlendi.

Kadınlar ve çocuklar en kırılgan gruplardı

Malkoç, felaketin en çarpıcı yanının tüm kayıpların erkek olması nedeniyle kadınlar ve çocukların hayatta kalmış ama sosyal ve ekonomik olarak kırılgan hale gelmiş olması olduğunu belirtiyor. Maden işçilerinin eşleri, çocukları ve anneleri hem kayıpla hem de yaşamın yüküyle baş başa kaldı.

Bazı ailelerin resmi evliliklerinin olmaması nedeniyle devletten hak talebinde bulunamaması da travmayı daha derinleştiren bir diğer faktör oldu. Bu durumda olan kadınlara, sivil toplum kuruluşları aracılığıyla destek sağlandı.

Yardımlar travmayı hafifletirken yeni çatışmalar da doğurdu

Sahada yaşanan çarpıcı örneklerden biri de yardım programlarının eşit dağılmamasının yarattığı psikolojik gerilimdi. Malkoç, bir köyde babası ölen çocukların yardım alması, babası sağ kurtulan çocukların ise aynı imkanlara ulaşamaması nedeniyle bazı çocukların “Keşke bizim babamız da ölseydi” dediğine tanık olduklarını anlatıyor. Bu durum, insani yardımların hassasiyetle planlanmasının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

“Unutuldu, çünkü adalet tamamlanmadı”

Soma’nın toplumsal bellekteki yerine ilişkin ise Prof. Dr. Malkoç oldukça net: “Unutuldu. Çünkü sorumlular hesap vermedi.” Malkoç’a göre, travmanın toplum üzerinde kalıcı izler bırakmasının temel sebeplerinden biri adalet duygusunun zedelenmesi. “Adaletin tecelli etmediği durumlarda insanlar kendilerini yalnız ve çaresiz hissediyor. Güven kaybı toplumsal çürümenin en tehlikeli başlangıcıdır.”

Bilimsel veriler ışığında uygulanan programlar iyileştiriyor

Sahada yürütülen çalışmaların verimli olabilmesi için bilimsel temelli müdahale modelleri geliştirdiklerini vurgulayan Malkoç, doğru yöntemler ve zamanlama ile uzun vadeli psikolojik desteklerin büyük fayda sağladığını belirtiyor. Ancak bu tür programların sürdürülebilir olması için fon desteğine ihtiyaç duyulduğunu, fon bulunamadığı için iki yılın sonunda çalışmaların sona erdiğini de üzüntüyle ifade ediyor.


www.iyipsikolog.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Editör

Editör | İyiPsikolog.com, psikologlar ve ruh sağlığı uzmanlarının bilimsel görüşlerini; güncel psikoloji haberlerini, terapi yaklaşımlarını ve mental sağlık alanındaki gelişmeleri doğru, güvenilir ve etik habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası psikoloji ve sağlık haberciliği standartları doğrultusunda, bilimsel veriler ve uzman görüşleri analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User