Belirsizlik arttıkça kaygı kolektif bir duyguya dönüşüyor

Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, belirsizlik, ekonomik dalgalanmalar ve sürekli gündem değişiminin toplumsal kaygıyı artırdığını söyledi.

Jun 07, 2026 - 06:46
0
Belirsizlik arttıkça kaygı kolektif bir duyguya dönüşüyor

Bilge Türk | İyi Psikolog
İSTANBUL, TÜRKİYE — İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, son dönemde artan kaygının yalnızca bireysel değil, kolektif bir ruh hali olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Şimşek, sürekli değişen gündem, ekonomik dalgalanmalar, küresel gelişmeler ve bilgi akışındaki yoğunluğun bireylerin kontrol duygusunu zayıflattığını belirtti. Belirsizlik dönemlerinde insan zihninin daha fazla tehdit senaryosu üretmeye başladığını ifade eden Şimşek, “Belirsizlik uzadıkça zihinsel yorgunluk artıyor ve kaygı daha yaygın bir hale geliyor” dedi.

Kaygı kolektif bir ruh haline dönüşebiliyor

Toplumda son dönemde artan kaygı, yalnızca bireylerin kişisel yaşamlarında karşılaştıkları sorunlarla açıklanamayabiliyor.

Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek’e göre ekonomik dalgalanmalar, küresel krizler, toplumsal olaylar, değişen gündem ve yoğun haber akışı, bireylerin güvenlik ve öngörülebilirlik duygusunu etkileyebiliyor.

Bu nedenle kaygı, yalnızca bireysel bir tepki olmaktan çıkıp daha geniş bir toplumsal duygu haline gelebiliyor.

Şimşek, belirsizliklerin uzadığı dönemlerde insanların geleceğe dair netlik ihtiyacının arttığını, ancak bu netlik sağlanamadığında zihinsel yükün de büyüdüğünü ifade ediyor.

Kontrol hissinin azalması kaygıyı artırıyor

İnsan psikolojisi öngörülebilirlik ihtiyacıyla yakından ilişkilidir.

Günlük yaşamda ne olacağını bilmek, plan yapabilmek ve belli ölçüde kontrol hissine sahip olmak kişiye güven duygusu verir. Ancak belirsizlik arttığında bu güven duygusu zayıflayabilir.

Prof. Dr. Şimşek, geleceğe dair netlik azaldığında beynin olası tehdit senaryoları üretmeye başladığını söyledi. Bu durum, kişide sürekli tetikte olma hali yaratabilir.

Bilgi bombardımanı ve çelişkili haber akışları da zihni daha fazla yorarak kaygıyı artırabilir.

Özellikle ekonomik belirsizlikler ve toplumsal olaylar, bireylerin güvenlik algısını etkileyerek kaygının daha yaygın ve kolektif düzeyde hissedilmesine neden olabilir.

Her stres kaygı bozukluğu değildir

Prof. Dr. Şimşek, günlük stres ile kaygı bozukluğunun birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.

Günlük stres genellikle belirli bir duruma bağlıdır. Sınav, iş yoğunluğu, maddi bir sorun, aile içi gerginlik veya beklenen bir karar geçici stres oluşturabilir. Bu durum ortadan kalktığında stres de azalabilir.

Kaygı bozukluğu ise daha yaygın, sürekli ve kişinin işlevselliğini belirgin biçimde etkileyen bir tabloya işaret eder.

Sürekli endişe hali, çarpıntı, kas gerginliği, uyku sorunları, yoğun huzursuzluk ve kaçınma davranışları kaygının günlük stresin ötesine geçtiğini gösterebilir.

Şimşek, bireylerin kendi duygusal durumlarını gözlemlemesinin ve belirtilerin süresini değerlendirmesinin önemli olduğunu ifade ediyor.

Zihinsel yorgunluk günlük yaşamı etkileyebilir

Belirsizlik ve sürekli değişen gündem, yalnızca kaygı düzeyini değil, zihinsel enerjiyi de etkileyebilir.

Kişinin sürekli haberleri takip etmesi, geleceğe ilişkin olasılıkları düşünmesi ve çözüm bulamadığı sorunlar üzerinde zihinsel olarak dönüp durması yorgunluk yaratabilir.

Bu zihinsel yorgunluk zamanla dikkat dağınıklığı, karar vermede zorlanma, tahammülsüzlük, uyku sorunları ve motivasyon kaybı gibi sonuçlara yol açabilir.

Prof. Dr. Şimşek, belirsizlik dönemlerinde zihnin sürekli tehdit taraması yapmasının yorucu olduğunu belirtiyor. Bu nedenle kişinin bilgi akışını sınırlaması ve güvenilir kaynaklara yönelmesi önem taşıyor.

Psikolojik dayanıklılık geliştirilebilir

Belirsizlik dönemlerinde ruh sağlığını korumak mümkündür.

Prof. Dr. Şimşek, psikolojik dayanıklılığın geliştirilebilir bir beceri olduğunu vurguluyor. Günlük rutinlerin korunması, uyku ve beslenme düzenine dikkat edilmesi, güvenilir bilgi kaynaklarının tercih edilmesi zihinsel dengeyi destekleyebilir.

Sürekli haber takibi yapmak yerine belirli zaman aralıklarında bilgi almak da kaygıyı azaltabilir.

Şimşek’e göre kişinin duygularını bastırmak yerine paylaşması da önemlidir. Aile, arkadaşlar veya güvenilir sosyal çevrelerle konuşmak, kişinin yalnızlık hissini azaltabilir.

Sosyal destek ağları, belirsizlik dönemlerinde psikolojik dayanıklılığı artıran önemli kaynaklardan biridir.

Hareket, nefes ve rutinler destekleyici olabilir

Fiziksel aktivite, nefes egzersizleri ve zihinsel rahatlama teknikleri de stres yönetiminde etkili olabilir.

Kısa yürüyüşler, düzenli uyku, hafif egzersizler, nefese odaklanma ve günlük plan oluşturma kişiye kontrol hissi kazandırabilir.

Belirsizlik dönemlerinde büyük sorunları tamamen çözmek her zaman mümkün olmayabilir. Ancak kişinin kendi yaşam alanında küçük ve sürdürülebilir düzenler oluşturması, zihinsel dengeyi korumaya yardımcı olabilir.

Uzmanlara göre kaygıyla baş etmede amaç, tüm belirsizlikleri ortadan kaldırmak değil; belirsizlik içinde dayanıklılığı güçlendirmektir.

Profesyonel destek güçsüzlük değildir

Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, kaygının yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürdüğü durumlarda profesyonel destek alınmasının sağlıklı bir baş etme yöntemi olduğunu söyledi.

Psikolojik destek almanın zayıflık göstergesi olmadığını vurgulayan Şimşek, bunun ruh sağlığını önemsemenin ve sorumluluk almanın bir işareti olduğunu belirtti.

Erken müdahale, kaygının kronikleşmesini önleyebilir. Bu nedenle belirtiler uzun süre devam ediyor, iş, okul, aile ilişkileri veya günlük yaşamı etkiliyorsa uzman desteği almak önemlidir.

Şimşek’e göre belirsizlik dönemlerinde bireysel farkındalığın ve dayanıklılığın artırılması, yalnızca kişisel iyilik hali için değil, toplumsal ruh sağlığı açısından da kritik önem taşıyor.

www.iyipsikolog.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Editör

Editör | İyiPsikolog.com, psikologlar ve ruh sağlığı uzmanlarının bilimsel görüşlerini; güncel psikoloji haberlerini, terapi yaklaşımlarını ve mental sağlık alanındaki gelişmeleri doğru, güvenilir ve etik habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası psikoloji ve sağlık haberciliği standartları doğrultusunda, bilimsel veriler ve uzman görüşleri analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User