Yalnızlıkta Doz Önemli: Azı Karar, Çoğu Zarar!
Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, modern yaşamda artan yalnızlığın yaratıcılığı artırdığını ancak kontrolsüz kaldığında obezite, depresyon gibi ciddi fiziksel ve ruhsal hastalıklara yol açabileceğini belirtiyor.
İYİ PSİKOLOG / İSTANBUL, TÜRKİYE — 11 KASIM 2025
Uzmanlar, modern yaşamda yalnızlığın giderek arttığını ve bunun hem sosyolojik hem de psikolojik nedenlerle ortaya çıkan karmaşık bir olgu olduğunu belirtiyor. Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, yalnızlığın kişisel düşünme ve yaratıcı üretim imkanı sunabildiğini, ancak dozu ayarlanmadığında, derin duygusal yaralar açabileceğini ve fiziksel/ruhsal sağlık sorunlarına neden olabileceğini vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, 11 Kasım Yalnızlar Günü kapsamında yalnızlığın nedenleri, olası yararları ve zararları ile birey üzerindeki etkileri hakkında önemli bilgiler verdi.
Başkalarına Alan Açmayan Narsisizm
Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, modern dünyada yalnızlığın sosyolojik ve psikolojik birçok nedenden kaynaklandığını ifade etti: “Eskiden köylerde insanlar birbirine bağımlıydı ve sosyal etkileşim yüksekti. Ancak günümüzde bireyler yalıtılmış konutlarda ve geçici yerleşimlerde yaşadıkları için aidiyet duygusu gelişmiyor ve derin sosyal ilişkiler kurmak zorlaşıyor.”
Yalnızlığın psikolojik nedenlerine değinen Aydın, bu yüzyılın en büyük problemlerinden biri olan narsisizmin altını çizdi: “Narsisizm, kişinin kendini aşırı önemli ve hayatın merkezinde görmesidir. Bu bakış açısıyla yaşayan bir birey, diğer insanlara alan açmaz ve fedakarlık yapmaktan kaçınır. Bu tek kişilik dünyada ötekine yer olmadığı için, kişi sonunda yalnızlıkla karşı karşıya kalabilir.”
Aydın ayrıca, dışlanmışlık, hayal kırıklıkları veya ilişkilere dair olumsuz beklentiler nedeniyle bazı insanların yalnız kalmayı seçtiğini belirtti.
Yaratıcılık ve Özgürlük: Yalnızlığın Faydalı Yüzü
Yalnız olmanın, dezavantajlar getirse de aynı zamanda bir konfor sağladığını dile getiren Aydın, bu durumun, "kişinin istediği gibi yaşamasına olanak tanıdığını" söyledi.
Aydın, yalnızlığın her zaman olumsuz bir durum olarak görülmemesi gerektiğine işaret ederek, yaratıcı bireylerin üretkenliklerini artırabildikleri, derin düşüncelere dalarak kendilerini ve dünyayı daha iyi anlayabildikleri bir süreç olabileceğini ifade etti:
“Bir şairin geceleyin yalnız başına kaldığında şiir yazması, yalnızlığın yaratıcı süreçler için ne denli önemli olabileceğini gösteriyor. Bu tür yalnızlık, tercih edilmiş ve ideal hedeflere ulaşmak için gerekli bir süreçtir. Bu süreçte birey, sosyal açıdan izole olmanın bedelini öderken, aynı zamanda büyük bir tatmin ve huzur duygusu yaşar.”
Kalabalık İçindeki Yalnızlık ve Ciddi Riskler
Aydın, yalnızlık hissi ile sosyal izolasyonun aynı şey olmadığını vurguladı: “Yalnızlık, kişinin etrafında kimsenin bulunmaması anlamına gelmez; aksine, kalabalıklar içinde de yalnızlık hissi yaşanabilir. Bu durum, kişinin bulunduğu ortama ve diğer bireylere aidiyet hissetmemesi ile ilgilidir.”
Ancak Aydın, yalnızlığın dozu ayarlanmadığında bireyi zehirleyebilecek bir ilaç gibi olduğunun altını çizdi:
“Eğer yalnızlık, bireyde derin duygusal yaralar oluşturmaya başlıyorsa, sevilmediğini, hayatta bir yerinin olmadığını ve aidiyet duygusunun eksik olduğunu hissetmesine yol açıyorsa, bu durum yalnızlığın zararlı bir hale geldiğini gösterir.”
Aydın, yalnızlığın bireyin fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini belirtti. Yalnız bireylerin obezite, tansiyon problemleri, depresyon ve anksiyete bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıklara yakalanma olasılıklarının daha yüksek olduğunu kaydetti.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)