Yaşlı istismarı çoğu zaman gizli kalıyor: Sessizliğin nedenleri

Uzmanlar, yaşlıların bakımını kaybetme ve yakınlarına zarar gelmesi korkusuyla fiziksel, psikolojik ve ekonomik istismarı gizleyebildiğini belirtiyor.

Jul 16, 2026 - 12:17
0
Yaşlı istismarı çoğu zaman gizli kalıyor: Sessizliğin nedenleri

Bilge Türk | İyi Psikolog

İSTANBUL, TÜRKİYE — Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Gümüş Demir, birçok yaşlının bakımını kaybetme ve yakınlarına zarar gelmesi korkusuyla maruz kaldığı istismarı açıklayamadığını söyledi.

Yaşlılara yönelik şiddetin yalnızca vurma, itme veya darp etme gibi fiziksel saldırılarla sınırlı olmadığını belirten Demir; psikolojik baskı, ekonomik sömürü, cinsel istismar, ihmal, sosyal izolasyon ve kişinin kararlarının sürekli yok sayılmasının da yaşlı istismarı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Dünya Sağlık Örgütüne göre toplum içinde yaşayan 60 yaş ve üzerindeki yaklaşık her altı kişiden biri, bir yıllık dönem içinde istismar türlerinden en az biriyle karşılaşıyor. Ancak yaşlı istismarı çoğu zaman fark edilmediği veya bildirilmediği için gerçek oranın daha yüksek olabileceği değerlendiriliyor.

Yaşlı istismarı yalnızca fiziksel saldırıdan oluşmuyor

Toplumda yaşlılara yönelik şiddet denildiğinde ilk olarak morluk, kırık, darp veya açıklanamayan yaralanmalar akla geliyor. Fiziksel belirtiler daha görünür olduğu için bu vakaların fark edilmesi, psikolojik veya ekonomik istismara kıyasla daha kolay olabiliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Gümüş Demir’e göre yaşlı bireyi sürekli korkutmak, aşağılamak, eleştirmek, onun adına karar vermek ve sosyal çevresinden uzaklaştırmak da şiddet niteliği taşıyor. Yaşlının konuşmasına izin vermemek, ihtiyaçlarını önemsememek veya aile yaşamının dışında bırakmak kişinin onurunu ve bağımsızlığını zedeleyebiliyor.

Psikolojik şiddet fiziksel bir iz bırakmasa da yaşlı bireyde korku, içine kapanma, huzursuzluk, uyku sorunları ve sosyal ilişkilerden uzaklaşma gibi sonuçlara neden olabiliyor. Daha önce iletişime açık olan bir kişinin aniden sessizleşmesi veya belirli bir yakının yanında tedirgin davranması dikkatle değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.

Yakınlarını koruma ve bakımsız kalma korkusu sessizliğe yol açıyor

Yaşlı istismarının ortaya çıkarılmasını zorlaştıran en önemli nedenlerden biri, şiddeti uygulayan kişinin çoğu zaman yaşlının güvendiği veya bakımını üstlenen biri olması.

İstismarı gerçekleştiren kişi yaşlı bireyin eşi, çocuğu, gelini, damadı, başka bir akrabası veya profesyonel bakım vereni olabiliyor. Yaşlı kişi, yaşadıklarını anlattığında bakımının bırakılacağından, aile içindeki ilişkilerin bozulacağından veya gidecek bir yeri kalmayacağından endişe edebiliyor.

Bazı yaşlılar çocuklarının cezalandırılmasını istemediği, kimsenin kendilerine inanmayacağını düşündüğü ya da yaşadıkları davranışı şiddet olarak tanımlayamadığı için sessiz kalabiliyor. Ekonomik ve fiziksel bağımlılığın artması da yardım istemeyi daha zor hâle getirebiliyor.

“Duyulmayan, görülmeyen, ihmal edilen her yaşlı, toplumun içinde giderek büyüyen sessiz bir çığlıktır.”

Demir, bu sessizliğin yalnızca yaşlı bireyin yaşadığı korkudan kaynaklanmadığını, ailelerin ve toplumun bazı davranışları “ev içi mesele” olarak değerlendirmesinin de istismarın görünmez kalmasına neden olduğunu vurguladı.

Ekonomik ve psikolojik şiddet kolay fark edilmiyor

Yaşlının emekli maaşına el koymak, banka hesabını rızası dışında kullanmak, malını devretmeye zorlamak veya parasını başka kişilerin ihtiyaçları için harcamak ekonomik istismar olarak değerlendiriliyor.

Bu davranışlar yalnızca maddi kayba yol açmıyor. Yaşlı bireyin kendi yaşamı üzerinde karar verme gücünü, güven duygusunu ve geleceğini planlama imkânını da ortadan kaldırabiliyor. Banka hesaplarında açıklanamayan para hareketleri, ani vekâlet değişiklikleri veya yaşlının temel ihtiyaçlarını karşılayacak parasının bulunmaması uyarı işareti olabiliyor.

Psikolojik şiddet ise bağırma, aşağılama, tehdit, konuşmama, yalnız bırakma ve sürekli yetersiz hissettirme biçiminde ortaya çıkabiliyor. Bu davranışların aile içinde normalleştirilmesi, yaşlı bireyin yaşadığı zararın fark edilmesini geciktirebiliyor.

Cinsel istismar ve ihmal yaşlılığın doğal sonucu sanılmamalı

Yaşlı bireylerin cinsel istismara uğramayacağı düşüncesi, bu şiddet türünün en az konuşulan ve en az bildirilen alanlardan biri olarak kalmasına yol açıyor.

Özellikle demans yaşayan, iletişim kurmakta zorlanan, hareket kabiliyeti sınırlı veya bakım veren kişiye tamamen bağımlı olan yaşlılarda riskin daha dikkatli değerlendirilmesi gerekiyor. Bireyin yaşadıklarını anlatamaması veya hatırlamakta güçlük çekmesi, olası belirtilerin görmezden gelinmesini haklı çıkarmıyor.

Uzun süre kirli giysilerle veya çarşaflarla bırakılmak, yeterli besin ve sıvı verilmemesi, ilaçların düzenli kullandırılmaması, sağlık kontrollerinin yapılmaması ve güvenli bir yaşam alanının sağlanmaması ise ihmal belirtileri arasında bulunuyor.

Kilo kaybı, sık düşme, tekrarlayan yaralanmalar, bakımsız görünüm, korku ve içe kapanma yalnızca ileri yaşın doğal sonuçları olarak kabul edilmemeli. Bu belirtilerin arkasında sağlık sorununun yanı sıra bakım eksikliği veya istismar da bulunabilir.

Öz ihmal de destek gerektiren önemli bir risk

Yaşlı bireyin beslenme, temizlik, ilaç kullanımı, sağlık kontrolleri ve güvenli yaşam alanı gibi temel ihtiyaçlarını sürdürememesi “öz ihmal” olarak tanımlanıyor.

Öz ihmal her zaman başka bir kişinin uyguladığı şiddetten kaynaklanmıyor. Bilişsel gerileme, depresyon, fiziksel hastalıklar, ekonomik güçlükler, yalnızlık veya sosyal destek eksikliği kişinin kendi bakımını sürdürememesine yol açabiliyor.

Demir, bu durumun yalnızca “kişinin kendi tercihi” denilerek geçiştirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Yaşlının neden yemek yemediği, ilaçlarını kullanmadığı veya sağlık hizmetine başvurmadığı anlaşılmadan sorumluluğun tamamen kendisine bırakılması, ciddi sağlık ve güvenlik riskleri oluşturabiliyor.

Bakım veren desteklenmeli ancak şiddet mazur görülmemeli

Bakım yükünün aile içinde tek bir kişiye bırakılması, ekonomik sorunlar, uzun çalışma saatleri ve sosyal desteğin bulunmaması bakım verenlerde ağır bir tükenmişliğe yol açabiliyor.

Bu koşullar ihmal ve öfke riskini artırabilse de hiçbir gerekçe bağırmayı, aşağılamayı, fiziksel şiddeti veya temel ihtiyaçları karşılamamayı haklı çıkarmıyor. Yaşlı bakımının yalnızca aile üyelerinin omuzlarına bırakılmaması; sorumluluğun paylaşılması ve gerektiğinde profesyonel destek alınması gerekiyor.

Şiddet veya ihmal şüphesinde yaşlı bireyle sakin ve güvenli bir ortamda, yanında olası istismarcı bulunmadan konuşulması önem taşıyor. Kişinin anlatımı küçümsenmemeli, suçlayıcı sorulardan kaçınılmalı ve acil tehlike varsa ilgili kurumlara başvurulmalı.

Türkiye’de ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı; yaşlılar dâhil risk altındaki gruplara yönelik çağrıları değerlendiriyor, rehberlik ve danışmanlık sağlıyor. Hat, haftanın 7 günü 24 saat hizmet veriyor; acil ve hayati tehlike bulunan durumlarda ise 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.

Yaşlıların güvenli, bağımsız ve saygın bir yaşam sürdürebilmesi için ailelerin, sağlık çalışanlarının, komşuların ve sosyal hizmetlerin belirtileri erken fark etmesi gerekiyor. Yaşlı istismarını görünür hâle getirmenin ilk adımı, sessizliği yaşlılığın doğal bir parçası olarak kabul etmemekten geçiyor.

İyiPsikolog.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Editör

Editör | İyiPsikolog.com, psikologlar ve ruh sağlığı uzmanlarının bilimsel görüşlerini; güncel psikoloji haberlerini, terapi yaklaşımlarını ve mental sağlık alanındaki gelişmeleri doğru, güvenilir ve etik habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası psikoloji ve sağlık haberciliği standartları doğrultusunda, bilimsel veriler ve uzman görüşleri analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User