Ben miyim? Burası neresi? Depersonalizasyon–Derealizasyon Bozukluğu

Depersonalizasyon–derealizasyon bozukluğu; kendine ve/veya çevreye yabancılaşmanın süreklilik kazandığı, işlevselliği bozan dissosiyatif bir tablodur. Tanıda DSM-5 ölçütleri esas, tedavide psikoterapi birinci basamaktır.

17.09.2025 - 11:41
Updated: 12 months ago
0
Ben miyim? Burası neresi? Depersonalizasyon–Derealizasyon Bozukluğu

“Ben miyim?” “Burası neresi?” Depersonalizasyon–Derealizasyon Bozukluğu

İYİ PSİKOLOG / ANKARA, TÜRKİYE

Depersonalizasyon–derealizasyon bozukluğu (DDB), kişinin kendine (depersonalizasyon) ve/veya çevresine (derealizasyon) yabancılaşma yaşantılarının sürekli veya yineleyici biçimde ortaya çıkmasıyla karakterize bir dissosiyatif bozukluktur. Çoğu kişi hayatında geçici benzer deneyimler yaşayabilir; ancak DDB’de bu yaşantılar kalıcıdır, belirgin sıkıntı yaratır ve işlevselliği bozar.

Depersonalizasyon ve derealizasyon ne ifade eder?

Depersonalizasyon, “kendimi dışarıdan izliyorum”, “robot gibiyim”, “duygularım yok” hissiyle özetlenir; kişi bedeni, düşünceleri ya da duyguları üzerinde uzaktan izleyici gibidir.
Derealizasyon ise çevrenin yapay, sisli, iki boyutlu veya “rüyadaymış gibi” algılanmasıdır; insanlar ve nesneler tanıdık ama gerçekdışı gelir. Her iki durumda da kişinin gerçeklik değerlendirmesi korunur; yani yaşadığı şeyin bir “duyumsama değişikliği” olduğunun farkındadır.

Bozukluk ne zaman söz konusu?

DSM-5 çerçevesinde tanı için:

  • Kendine ve/veya çevreye yabancılaşma sürekli/yineleyici olmalı,

  • Toplumsal, akademik/iş ve kişisel alanlarda belirgin işlev kaybı yapmalı,

  • Bir maddenin/sağlık durumunun doğrudan fizyolojik etkisiyle açıklanamamalı,

  • Şizofreni, bipolar bozukluk, TSSB, panik bozukluk gibi durumlarla daha iyi açıklanamamalıdır.

Geçici yabancılaşma nöbetleri tek başına tanı değildir; ölçütlerin bir bütün olarak karşılanması gerekir.

Nedenler ve risk faktörleri

Tek bir neden yoktur; biyopsikososyal bir model en açıklayıcı yaklaşımdır.

  • Kalıtsal yatkınlık ve mizaca bağlı “zarardan kaçınma” özellikleri,

  • Çocuklukta duygusal ihmal/istismar, güvensiz bağlanma,

  • Yoğun stres, uykusuzluk, anksiyete ve depresyon eş tanıları,

  • Bazı kişilerde migren, panik atak ve belirli madde kullanımları (ör. esrar, halüsinojenler) tetikleyici olabilir.

DDB çoğunlukla ergenlik/erken yetişkinlikte başlar; seyri kronik veya dalgalı olabilir.

Ayırıcı tanı ve yaygınlık

Depersonalizasyon/derealizasyon, sosyal kaygı (istek var, korku yüksek), otizm spektrum (erken gelişimsel farklılıklar) ve şizotipal kişilik (tuhaf inanç/algılar) gibi durumlardan ayrılmalıdır. Geçici yabancılaşma deneyimleri toplumda oldukça yaygındır; ancak DDB’nin yaşam boyu yaygınlığı düşüktür ve sıklıkla geç teşhis edilir. En sık eşlik eden sorunlar anksiyete ve depresyondur.

Tedavi: Ne işe yarar?

Psikoterapi birinci basamaktır.

  • Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): “Yakınlık yorucu/tehlikeli”, “benlik hissim yok” gibi katı inançların esnetilmesi; dikkat odaklama, yerleştirme (grounding) ve duygu farkındalığı teknikleri.

  • Şema, destekleyici ve psikodinamik yaklaşımlar: Erken dönem ilişkisel örüntülerin çalışılması; güvenli terapötik ilişki kurulması.

  • Grup/sosyal beceri çalışmaları: Yapılandırılmış ortamlarda iletişim ve öz-düzenleme pratikleri.

İlaç tedavisi, DDB’ye özgü bir “standart” protokole sahip değildir; anksiyete/depresyon gibi eş tanılar varsa psikiyatri hekimince uygun farmakoterapi planlanabilir. En iyi sonuçlar genellikle psikoterapi + gerekirse ilaç birleşiminde görülür. Tedavi temposu yavaş ve güven odaklı tutulduğunda kaçınma azalır.

Gündelik baş etme önerileri (tedavinin yerine geçmez)

  • Yerleştirme egzersizleri: 5 şeyi gör–4 şeye dokun–3 sesi duy–2 koku–1 tat; bedensel duyumları (ayak tabanı, nefes) fark et.

  • Uykuyu ve ritmi düzene sokun: Kafein/alkolü kısıtlayın, ekranı azaltın.

  • Duygu günlüğü: “Hissetmiyorum” anlarını da not edin; adlandırmak regülasyonun ilk adımıdır.

  • Küçük hedefler: Kısa sosyal temaslar, dış ortam yürüyüşleri, yapılandırılmış rutinler.

Ne zaman yardım alınmalı?

Yabancılaşma hissi haftalarca sürüyor, okul/iş performansınızı düşürüyor, panik/depresif belirtiler eşlik ediyorsa bir psikiyatri uzmanı ve klinik psikolog ile görüşün. Akut kriz, kendinize zarar verme düşüncesi veya yoğun panik yaşıyorsanız acil destek alın. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı/t edavi yerine geçmez.


www.iyipsikolog.com

Kaynak: Terapi Evi

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Editör

Editör | İyiPsikolog.com, psikologlar ve ruh sağlığı uzmanlarının bilimsel görüşlerini; güncel psikoloji haberlerini, terapi yaklaşımlarını ve mental sağlık alanındaki gelişmeleri doğru, güvenilir ve etik habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası psikoloji ve sağlık haberciliği standartları doğrultusunda, bilimsel veriler ve uzman görüşleri analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User