Besin Hassasiyetinin Temelinde Anksiyete Olabilir: Bedeninizi Kontrol Etme İhtiyacı Yanıltabilir

Besin intoleransı şikâyetlerinin bir kısmının anksiyete, bilişsel çarpıtmalar ve beden odaklılıkla ilişkili olabileceğini anlatan haber; test-terapi dengesi, bağırsak-beyin ekseni ve pratik önerilerle bütüncül bir yol haritası sunuyor.

02.09.2025 - 13:29
Updated: 11 months ago
0
Besin Hassasiyetinin Temelinde Anksiyete Olabilir:  Bedeninizi Kontrol Etme İhtiyacı Yanıltabilir

Besin Hassasiyetinin Temelinde Anksiyete Olabilir: “Bedeninizi Kontrol Etme İhtiyacı” Yanıltabilir

İYİ PSİKOLOG / İSTANBUL

Besin intoleransı; bazı gıdaların sindirilememesi sonucu şişkinlik, baş ağrısı, cilt belirtileri gibi yakınmalarla ortaya çıkabiliyor. Ancak her şikâyet gerçek bir intoleransa dayanmayabilir. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, stres, travma ve bedene aşırı odaklanmanın, kişiyi bazı gıdaları “zararlı” olarak algılamaya itebildiğini belirterek, “Bu durumda biyolojik değil psikolojik etkenler ön plana çıkar. Kimi zaman ‘kontrol’ ihtiyacı, yaşamın belirsizlikleriyle baş etme stratejisine dönüşür; kişi gıda tercihlerini kısıtladıkça içsel bir rahatlama yaşadığını sanabilir” diyor.

Gerçek intolerans mı, algısal hassasiyet mi?

Anksiyete bozukluğu olan bireyler, bedensel duyumlara karşı daha hassas. Normal kabul edilebilecek mide gurultusu, hafif şişkinlik veya yorgunluk, tehdit gibi algılanabiliyor. Unutmaz, “Her mide gurultusunu ya da karında gerginliği ‘gıda intoleransı’ ile açıklamak yanıltıcı olabilir. Bu kişiler belirsizliğe düşük tolerans nedeniyle, en azından yediklerini kontrol ederek rahatlama arayabilirler. Oysa profesyonel destek almadan yapılan kısıtlamalar, hem fizyolojik yoksunluk yaratır hem de beden algısını olumsuz etkiler” uyarısında bulunuyor.

Anksiyete bedeni nasıl büyüteçte gösterir?

Kaygı; dikkati içe çevirip “içsel tarama” davranışını artırır. Kişi, sindirim sisteminden gelen küçük sinyalleri felaketleştirici düşüncelerle yorumlayabilir (ör. “Bu şişkinlik kesin intolerans”). Zamanla bu döngü, kaçınma ve kısıtlama davranışlarıyla beslenir. Bilişsel çarpıtmalar (abartma, seçici dikkat, ya hep ya hiç düşünme) tetiklenir; gıdalara atfedilen “tehlike” inancı güçlenir. Bu mekanizma, sağlık kaygılarını ve obsesif-kompülsif eğilimleri de artırabilir.

Ne zaman test, ne zaman terapi?

Yakınmaların kaynağını ayırmak için multidisipliner yaklaşım kritik. Unutmaz, “Uygun görülen durumlarda bir beslenme uzmanı eşliğinde, intolerans testleri ve kontrollü eliminasyon planlarıyla somut etkiler gözlenebilir. Paralelde psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı teknikler, bedensel duyumları yeniden çerçevelemeyi ve kaygı döngüsünü kırmayı hedefler” diyor. Gereksiz kısıtlamaların önüne geçmek; hem fiziksel hem ruhsal iyilik hâline hizmet ediyor.

‘İkinci beyin’: Bağırsak–beyin ekseni

Sindirim sistemi ile beyin arasındaki çift yönlü iletişim, duygudurumla yakından ilişkili. Kaygı, stres, öfke, korku gibi duygular mide bulantısı, iştahsızlık, kramplar ve şişkinlik olarak bedenleşebiliyor. Aynı şekilde, gastrointestinal rahatsızlıklar da zihinsel süreçleri tetikleyip kaygıyı artırabiliyor. Bu nedenle yalnızca diyet listelerini değil, stres yönetimini, uyku hijyenini ve duygu düzenleme becerilerini de içeren bütüncül bir yol haritası gerekiyor.

Sosyal yaşam daralmasın: Kısıtlamanın görünmeyen bedeli

Yemek; bağ kurmanın, keyif almanın ve kimlik ifade etmenin yollarından biridir. Aşırı kısıtlamalar, yalnızlaşma, sosyal kaygı ve yeme davranışlarında bozulma riskini artırır. Yanlış inançlar (ör. “Bu gıdayı yemezsem güvende olurum”) pekiştikçe, kaçınma genişler; esneklik azalır. Bu tablo, psikolojik desteği geciktirmeden devreye almayı gerektirir.

Güvenli yol haritası: Pratik öneriler

  • Önce tıbbi değerlendirme: Uyarı işaretleri (ani kilo kaybı, kanama, gece uyanmaları, sürekli kusma vb.) varsa gastroenteroloji başvurusu önceliklidir.

  • Kişiye özel plan: Diyetisyen eşliğinde kısa süreli, kanıta dayalı eliminasyon ve yeniden tanıtım protokolü uygulanmalı; kalıcı, geniş kısıtlamalardan kaçınılmalı.

  • Psikoterapi: Bilişsel yeniden yapılandırma, beden duyumlarına maruz bırakma, farkındalık-temelli teknikler ve duygu düzenleme becerileri anksiyeteyi azaltır.

  • Kayıt tutun: Belirti-yemek-duygu günlüğü, tetikleyici düşünce-davranış döngüsünü görünür kılar; gereksiz yasakları azaltır.

  • Yaşam tarzı temelleri: Düzenli uyku, stres yönetimi (nefes, gevşeme, meditasyon), yeterli protein-lif ve sıvı alımı, orta düzey hareket.

  • Sosyal esneklik: Dışarıda güvenli seçenek repertuvarı oluşturun; “ya hep ya hiç” yerine “yeterince iyi” yaklaşımını benimseyin.

Unutmaz, “Gıdalarla ilişkinizde ‘kontrol’ duygusu, kısa süreli rahatlama sunabilir ama uzun vadede kaygı döngüsünü besleyebilir. Hem sindirim yakınmalarını hem de anksiyeteyi eş zamanlı ele alan, kanıta dayalı ve esnek bir plan en sürdürülebilir olandır” diyerek sözlerini tamamlıyor.



www.iyipsikolog.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Editör

Editör | İyiPsikolog.com, psikologlar ve ruh sağlığı uzmanlarının bilimsel görüşlerini; güncel psikoloji haberlerini, terapi yaklaşımlarını ve mental sağlık alanındaki gelişmeleri doğru, güvenilir ve etik habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası psikoloji ve sağlık haberciliği standartları doğrultusunda, bilimsel veriler ve uzman görüşleri analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User