Hiperaktivite ve Süperaktivite: Karıştırılan İki Farklı Gerçek
Hiperaktivite ile süperaktivitenin sıkça karıştırılması, çocukların yaşamını olumsuz etkiliyor. Psikiyatrist kontrolünde ilaç kullanımı şart, ancak enerjik çocuklar için psikoterapi ve zekâ oyunları en doğru çözüm.
Hiperaktivite ve Süperaktivite: Karıştırılan İki Farklı Gerçek
YUSUF GÜNDÜZ / İYİ PSİKOLOG / ANKARA, TÜRKİYE
Çocuklarda görülen hiperaktivite bozukluğu, yalnızca ebeveynlerin değil öğretmenlerin de en çok zorlandığı konuların başında geliyor. Ancak uzmanlar, “hiperaktivite” ile “süperaktivite” arasındaki farkların sıkça karıştırıldığını belirtiyor. Yanlış tanılar ve bilinçsiz ilaç kullanımları, çocukların hayatında telafisi zor zararlar bırakabiliyor.
Hiperaktivite Beyinde Biyolojik Bir Bozukluktur
Psikiyatri uzmanlarının açıklamalarına göre hiperaktivite, beynin karar merkezi ile hareket merkezi arasındaki işleyişte ortaya çıkan biyolojik bir hastalıktır. Çocuk aklına gelen düşünceyi süzgeçten geçirmeden harekete döker. Bu nedenle sınıfta yerinde duramaz, arkadaşlarına ya da öğretmenine istem dışı saldırgan davranışlar sergileyebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu davranışların kötü niyetli olmamasıdır. Uzmanlar, “hiperaktif çocuk bilinçsizce hareket eder, niyeti kötülük değildir” diyerek ailelerin bu davranışları doğru yorumlaması gerektiğini vurguluyor.
İlaç Tedavisi Sadece Psikiyatrist Kontrolünde
Hiperaktivite tanısı konulan çocuklara, psikiyatristler tarafından özel dozlarda ilaç veriliyor. Bu ilaçlar genellikle 2 ila 5 saat arasında çocuğun dikkatini toplamasına yardımcı oluyor. Ancak ilacın etkisi geçtiğinde davranış sorunları yeniden başlıyor.
En çok bilinen ilaçlardan biri “Ritalin”. Ancak uzmanlar, bu ilacın kesinlikle sadece psikiyatrist kontrolünde kullanılabileceğini hatırlatıyor. Yanlış doz ya da gereksiz kullanım, çocuğun tüm yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Süperaktif Çocuklar Yanlış Tanı Kurbanı
Uzman psikologlara göre asıl tehlike, süperaktif yani normalden daha yüksek enerjiye sahip, zeki ve üretken çocuklara yanlışlıkla hiperaktivite tanısı konulması. Bu çocuklara sakinleştirici verilmesi, “koşu atına yük atı muamelesi yapmak” ile eşdeğer görülüyor.
Bir psikoloğun ifadesiyle:
“Bir koşu atının değeri yüz binlerce liradır, ama siz onu sakinleştiriciyle sıradanlaştırmaya kalkarsanız en büyük kötülüğü yapmış olursunuz. Aynı şey süper çocuklar için de geçerli.”
Çözüm: Psikoterapi ve Zekâ Oyunları
Hiperaktivite gerçekten mevcutsa ilaç tedavisi bir zorunluluk. Ancak süperaktif çocukların topluma kazandırılmasında en etkili yöntem, psikoterapi ve zekâ oyunları.
Kaliteli sayısal ve sözel etkinliklerle çocukların hem zekâsı destekleniyor hem de hayal gücü gelişiyor. Böylece enerjisi doğru yönlendirilmiş çocuklar, sınıfın “yıldız” öğrencisi olabiliyor.
Sonuç
Hiperaktivite ile süperaktivitenin karıştırılması, çocukların geleceğini doğrudan etkileyen bir sorun. Ailelerin en önemli görevi, çocuklarının enerjisini gözlemlemek, doğru uzmanlara başvurmak ve kesinlikle bilinçsiz ilaç kullanımına yönelmemek.
Çünkü yanlış tanılar, yalnızca bugünü değil, çocuğun tüm yaşamını etkileyebiliyor.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)