Kekemeliği olan çocuklar uluslararası kampta akranlarıyla buluştu

Düşle-Konuş-Yaşa Kampı, kekemeliği olan çocukları beş günlük programda buluşturdu; katılımcılar beş ülkedeki akranlarıyla çevrim içi görüştü

Jul 23, 2026 - 21:54
0
Kekemeliği olan çocuklar uluslararası kampta akranlarıyla buluştu

Bilge Türk | İyi Psikolog

İSTANBUL, TÜRKİYE — Üsküdar Üniversitesi ile Texas Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen beş günlük Düşle-Konuş-Yaşa Kampı, kekemeliği olan çocukların iletişim, öz savunuculuk ve psikolojik dayanıklılık becerilerini geliştirmelerine destek oldu.

Okul çağındaki çocuklara yönelik program bu yıl ikinci kez gerçekleştirildi. Katılımcılar, grup çalışmaları ve deneyim temelli etkinliklerin yanı sıra Hollanda, Malta, Almanya, Pakistan ve Portekiz’deki akranlarıyla çevrim içi buluşarak farklı kültürlerdeki ortak deneyimleri paylaşma fırsatı buldu.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü, Üsküdar Üniversitesi Konuşma Bozuklukları Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Texas Üniversitesi Arthur M. Blank Kekemelik Merkezi iş birliğinde hazırlanan kamp, Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi’nde düzenlendi.

Programın koordinatörlüğünü Üsküdar Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Ahmet Konrot ile Doç. Dr. Ayşe Aydın Uysal üstlendi. Türkiye’nin farklı üniversitelerindeki Dil ve Konuşma Terapisi bölümlerinden akademisyenler ve gönüllü öğrenciler de programa katıldı. Kampa Kekemeler Derneği destek verdi.

Akıcı konuşmaktan çok güçlü iletişim hedeflendi

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Konrot, kampın çocuklara belirli bir konuşma biçimini öğretmeyi değil, kendi iletişim güçlerini keşfedebilecekleri güvenli bir ortam oluşturmayı amaçladığını söyledi.

Kekemeliğe yalnızca konuşma akıcılığı üzerinden yaklaşmanın çocukların iletişim deneyimlerini anlamak için yeterli olmadığını belirten Konrot, çocuğun kendisini ifade edebilmesinin ve iletişimden kaçınmamasının önem taşıdığını kaydetti.

Konrot, “Çocuğun kendisini ifade edebilmesi, söz almaktan kaçınmaması, iletişimde kalması ve söyleyeceklerinin değerli olduğunu bilmesi çok önemli.” dedi.

Kampın çocuklara nasıl konuşmaları gerektiğini öğretmeye çalışmadığını vurgulayan Konrot, şu değerlendirmede bulundu:

“Onların kendi iletişim güçlerini keşfedebilecekleri bir ortam oluşturuyoruz. Çünkü asıl mesele ne kadar akıcı konuştuğumuz değil, ne kadar güçlü iletişim kurabildiğimizdir.”

Program, çocukların kekemelikle ilgili güncel ve doğru bilgiler edinmelerinin yanı sıra farklı iletişim ortamlarında kendilerini ifade edebilmelerini ve ihtiyaçlarını savunabilmelerini destekleyecek etkinlikler etrafında planlandı.

Çocuklar becerilerini deneyimleyerek geliştirdi

Organizatörlerin verdiği bilgiye göre Türkiye’de ilk kez uygulanan kamp modelinde çocuklara gerçek yaşamla bağlantılı, katılımcı ve deneyim temelli bir öğrenme ortamı sunuldu.

Aralarında mesleğini dil ve konuşma terapisti olarak sürdüren kekeleyen yetişkinlerin de bulunduğu kamp ekibi, çocuklarla grup çalışmaları gerçekleştirdi. Etkinliklerde etkili iletişim, öz savunuculuk, psikolojik dayanıklılık ve kekemelik hakkında doğru bilgi edinme konuları ele alındı.

Çocuklar kamp boyunca öğrendiklerini farklı etkinliklerde uygulama fırsatı buldu. Edinilen becerilerin okul, aile ortamı ve sosyal yaşam gibi günlük iletişim alanlarında nasıl kullanılabileceği üzerinde duruldu.

Programda yalnızca bilgi aktarımı yapılmadı. Çocukların söz alma, kendilerini tanıtma, düşüncelerini paylaşma, ihtiyaçlarını dile getirme ve farklı iletişim yollarını güvenli bir ortamda denemeleri desteklendi.

Kamp ekibi, çocukların konuşmalarını düzeltmek yerine kendilerini ifade etme isteklerini ve iletişime katılma becerilerini güçlendirmeye odaklandı.

Grup ortamı çocuklara yalnız olmadıklarını gösterdi

Kampın koordinatörlerinden Üsküdar Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Aydın Uysal, programın çocukların yalnızca bilgi edinmelerine değil, öğrendiklerini günlük yaşamlarında kullanabilmelerine de odaklandığını söyledi.

Uysal, kamp boyunca iletişim, öz savunuculuk, kekemelik hakkında güncel bilgiler ve psikolojik dayanıklılık gibi alanlarda çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.

Edinilen bilgilerin kamp ortamıyla sınırlı kalmamasının önemli hedeflerden biri olduğunu ifade eden Uysal, çocukların öğrendiklerini kendi deneyimleriyle ilişkilendirmelerinin ve farklı ortamlarda nasıl kullanabileceklerini keşfetmelerinin amaçlandığını aktardı.

Uysal, grup temelli çalışmaların çocuklara yalnız olmadıklarını görme ve birbirlerinin deneyimlerinden öğrenme olanağı sunduğunu söyledi.

Güvenli bir grup ortamında yeni iletişim yolları denemenin çocukların kendilerini ifade etme isteklerini desteklediğine işaret eden Uysal, beş günlük programın sonunda katılımcıların edindikleri becerileri aileleri ve diğer katılımcılar önünde sergilediğini kaydetti.

Beş ülkedeki akranlarıyla çevrim içi görüştüler

Programın dikkat çeken bölümlerinden birini uluslararası çevrim içi buluşmalar oluşturdu. Kampa katılan çocuklar, Hollanda, Malta, Almanya, Pakistan ve Portekiz’de aynı programa katılan okul çağındaki kekemeliği olan akranlarıyla görüştü.

Farklı dilleri konuşan ve farklı kültürel çevrelerde yaşayan çocuklar, tanışma ve paylaşım etkinliklerine katıldı. Bu görüşmelerle kekemeliğin yalnızca bireysel bir güçlük olmadığı, dünyanın farklı toplumlarında görülebilen ortak bir insan deneyimi olduğu mesajı öne çıkarıldı.

Konrot, çocukların kendileri gibi konuşan başka insanlarla karşılaşmasının önemli bir deneyim olduğunu belirtti.

“Benim gibi konuşan başka insanlar da var ve onlar hayatın her alanında var olabiliyorlar.” düşüncesinin çocuklar açısından değerli olduğunu ifade eden Konrot, uluslararası buluşmaların çocukların kekemeliğe ve kendi iletişim biçimlerine yönelik bakışlarını değiştirebileceğini söyledi.

Çevrim içi görüşmelerde yalnızca akıcı konuşmaya değil; kendini ifade etmeye, karşısındaki kişiyi dinlemeye, deneyim paylaşmaya ve birbirini anlamaya odaklanıldı.

Kekeleyen yetişkinler deneyimlerini paylaştı

Kampın kapanış bölümünde kekeleyen yetişkinler, eğitim, iş ve sosyal yaşamda karşılaştıkları deneyimleri çocuklar ve aileleriyle paylaştı.

Katılımcılar, kekemeliği olan yetişkinlerin akademik ve mesleki yaşamda aktif biçimde yer alabildiklerini farklı yaşam öyküleri üzerinden görme fırsatı buldu.

Kekemeler Derneği adına programa katılan Dr. Erkan Erener, kekeleyen bir akademisyen olarak kendi deneyimlerini anlattı. Erener ayrıca Kekemeler Derneğinin amaçları ve yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Kekeleyen yetişkinlerin programda aktif rol alması, çocuklar ile yetişkinler arasında kuşaklar arası bir paylaşım alanı oluşturdu. Çocukların kendileriyle benzer iletişim deneyimlerine sahip yetişkinleri dinlemesinin, geleceklerine ilişkin olumlu örneklerle karşılaşmalarına katkı sunması amaçlandı.

Aileler de kapanış oturumunda çocukların kamp süresince gerçekleştirdikleri çalışmaları izledi. Çocukların kazandıkları becerileri aileleri önünde paylaşmaları, programdaki gelişimin görünür hale geldiği aşamalardan biri oldu.

Kamp sosyal öğrenme ortamı sundu

Düşle-Konuş-Yaşa Kampı, çocukların yalnızca kekemelik hakkında bilgi edindiği bir program olmanın ötesinde, kendilerini ifade edebildikleri ve iletişim becerilerini deneyebildikleri bir sosyal öğrenme ortamı sundu.

Organizatörler, kamp modelinin çocuğu yalnızca konuşma akıcılığı üzerinden değerlendirmeyen bir yaklaşım üzerine kurulduğunu belirtti. Programda iletişim gücü, öz savunuculuk, psikolojik dayanıklılık ve sosyal katılım birlikte ele alındı.

Beş günlük kamp boyunca çocuklar deneyimlerini paylaştı, yeni iletişim yollarını denedi ve farklı ülkelerdeki akranlarıyla ortak bir deneyimde buluştu.

Program, çocukların öğrendiklerini aileleri ve diğer katılımcılar önünde sergiledikleri kapanış etkinliğiyle tamamlandı.

İyiPsikolog.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Editör

Editör | İyiPsikolog.com, psikologlar ve ruh sağlığı uzmanlarının bilimsel görüşlerini; güncel psikoloji haberlerini, terapi yaklaşımlarını ve mental sağlık alanındaki gelişmeleri doğru, güvenilir ve etik habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası psikoloji ve sağlık haberciliği standartları doğrultusunda, bilimsel veriler ve uzman görüşleri analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User